Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1]
|
|
1
|
Genel / Eğitim / köpek ısırmalarının nedenleri.
|
: Temmuz 09, 2008, 02:54:33 ÖÖ
|
Sosyalleştirme nedir? Sosyalleştirme yavru köpeğimizin yaşantısında görebileceği birçok unsurla tanıştırılmasıdır. Yavru köpeğimiz tanıştıracağımız unsurlar ilerleyen zamanlarda onun karakterini belirlemekte çok önemli bir rol oynayacaktır. Saldırgan ya da korkak bir köpeğimizin olup olmaması tamamen sosyalleştirme ile bağlantılıdır. Farklı boy, yaş, ırk köpeklerle tanıştırmak, farklı hayvan grupları, insanlar, sesler, makineler, araçlar gibi görebileceği duyabileceği karşılaşabileceği birçok unsurla dikkatli ve de düzgün bir şekilde tanıştırılmalıdır. Sosyalleştirme nasıl olmalı? Sosyalleştirme tamamen köpeğin yaşadığı, yaşayacağı alan göz önünde tutularak, karşılaşabileceği birçok unsurla dikkatli bir şekilde profesyonel bir destek alınarak yavaş, temkinli, düzgün bir sistem içerisinde verilmelidir. Yapılacak olan bu sosyalleştirme çalışmasının köpeğinizin karakter oluşumunda çok büyük bir rol oynadığı asla unutulmamalıdır. Sosyalleştirmenin önemi nedir? Sosyalleştirme tamamen köpeğinizin ileriki dönemlerde nasıl bir karaktere sahip olacağını belirler. Sosyalleştirme programına ne zaman başlamalıyım? Köpeklerde 4 farklı sosyalleşme dönemle vardır. Anne karnında gerçekleşen, anne ve babanın genetik özellikleri ile birlikte annenin hamilelik süresinde kaldığı ya da kalabileceği stres ve dış etkenlere bağlı olan 1. sosyalleşme dönemi gerçekleşir. Doğumdan sonra 45 günlük olasıya kadar anne altında annenin vermiş olduğu eğitimle birlikte 2. sosyalleşme dönemini yaşar, yavrular bu dönem içerisinde ilk dış etkenlerle maruz kalarak anne tarafından ne şekilde tepki verecekleri öğretilir. 3. sosyalleşme dönemi olan 45 ile 60 günlük arasındaki kardeşler arasında geçirilen zamandır, bu zaman zarfı içerisinde yavrular kendi aralarında oyun oynarken bir kardeş tarafından sert bir şekilde ısırıldığında diğer yavru tarafında oyun sonlandırılarak birbirlerinin çene kaslarını geliştirip kontrol etmeleri öğretilir. Aynı zamanda beden dillerini kullanarak birbirlerini ikaz etmeyi öğrenirler. Bu dönemlerden sonra 60 günü geçen yavrular artık dış dünya ile ( bizim dünyamızla ) tanışmaya hazırdırlar ve 4. sosyalleşme dönemi olan bizim yanımıza geldikten sonraki dönemdir. Bu dönem itibari ile tüm dış uyarıcılarla yavru köpeğimiz tanıştırıp sosyalleştirecek olan bizlerizdir. Ve bu dönem köpeğimizin 60 ile 120 günlük oldukları yani 2 ile 4 aylık dönem arasıdır. Bu dönemler yavru köpeğimizin 4. sosyalleşme dönemi açısından önem taşımaktadır. Bu kadar kısa gözüken zaman köpeğimizin karakterinin oluşumunda ve ilk temellerinin atılışında çok önemli bir rol oynamaktadır. Köpeğim 1 yaşında sosyalleştirme için çok mu geç kaldım? Bir yaşından sonrada profesyonel bir destek altında düzgün bir programlama ile sosyalizasyon gerçekleşebilir. Sosyalleştirme programına genel bir bakış! Sosyalleştirme programı eğitimin en önemli noktasıdır. Oluşan köpek saldırılarının ve kazalarının birçoğunun nedeni, sosyalleştirmenin önemi anlaşılamadığı ve birçok bilinçsiz köpek sahibinin yanlış yönlendirmelerinden ötürü kaynaklanmaktadır. Erken yaşta gerekli biçimde köpeklerinin sosyalizasyonlarının sağlanamaması köpeği farklı iki psikolojik yapıya sokmaktadır. Bunlardan bir tanesi korkak köpekler olarak sınıflandırabileceğimiz ürkek köpeklerdir. Ürkekliklerinin en büyük nedeni erken yaşta yapılamayan veya yanlış yapılan eksik sosyalleştirmeden kaynaklanmaktadır. Vaktiyle sosyalleştirilememiş olan bu köpekler bilmedikleri ve tanımadıkları birçok unsur karşısında pasif duruma düşmekte ve ilk karşılaşmaları çekingenlikle olmaktadır. Eğer bu ilk karşılaşma çekingenliğinin üzerine köpek ters bir olay yaşarsa bu köpek korkak ve ürkek olmaktadır. Bu tür psikolojik olaylarla karşılaşan köpekler ileriki zamanlarda agresif ve sinirli tavırlar gösterebilirler. Belli bir süre sonra eğer hala sosyalleştirilmesi gereken konular boş bırakılırsa ve köpek bu korkularından ötürü bir köşede sıkışıp kalır ya da yanlış bir şekilde zorlanarak hareket edilir ise bu sefer kendini koruma içgüdüsü harekete geçerek köpekte agresiflik artacak saldırgan bir konuma gelebilecektir. Bu da sonucu hiç hoş olmayan kazalara neden olabilir. İkinci psikolojik yapı ise köpeğin direkt olarak olaya tepki vermesinden kaynaklanan agresyon yükselişi olmaktadır. Sosyalizasyonu yine yanlış yapılmış ya da eksik yapılmış başka bir köpek de ilk defa karşılaştığı olumsuzluğa karşılık koruma içgüdüsünü direkt olarak tepkisel ortaya koyacaktır. Bu da yine elimizde olmadan istenmeyen tatsız olaylara sebep olmakla beraber köpeğin psikolojisini gün geçtikçe çok daha fazla agresyona yönlendirecektir. Bu yüzden erken yaşta ve bilinçli bir şekilde özelliklede sosyalizasyonun en önemli olduğu 2 ila 4 üncü aylarında profesyonel kişilerin gözetiminde tamamen pozitif bir şekilde yapılması gerekmektedir. Pozitif Köpek Eğitmeni Mustafa KOBAŞ pozitifkopek@gmail.com
|
|
|
|
|
2
|
Genel / Eğitim / sosyalleştirmenin önemi ve zamanı
|
: Temmuz 09, 2008, 02:50:43 ÖÖ
|
Sosyalleştirme nedir? Sosyalleştirme yavru köpeğimizin yaşantısında görebileceği birçok unsurla tanıştırılmasıdır. Yavru köpeğimiz tanıştıracağımız unsurlar ilerleyen zamanlarda onun karakterini belirlemekte çok önemli bir rol oynayacaktır. Saldırgan ya da korkak bir köpeğimizin olup olmaması tamamen sosyalleştirme ile bağlantılıdır. Farklı boy, yaş, ırk köpeklerle tanıştırmak, farklı hayvan grupları, insanlar, sesler, makineler, araçlar gibi görebileceği duyabileceği karşılaşabileceği birçok unsurla dikkatli ve de düzgün bir şekilde tanıştırılmalıdır. Sosyalleştirme nasıl olmalı? Sosyalleştirme tamamen köpeğin yaşadığı, yaşayacağı alan göz önünde tutularak, karşılaşabileceği birçok unsurla dikkatli bir şekilde profesyonel bir destek alınarak yavaş, temkinli, düzgün bir sistem içerisinde verilmelidir. Yapılacak olan bu sosyalleştirme çalışmasının köpeğinizin karakter oluşumunda çok büyük bir rol oynadığı asla unutulmamalıdır. Sosyalleştirmenin önemi nedir? Sosyalleştirme tamamen köpeğinizin ileriki dönemlerde nasıl bir karaktere sahip olacağını belirler. Sosyalleştirme programına ne zaman başlamalıyım? Köpeklerde 4 farklı sosyalleşme dönemle vardır. Anne karnında gerçekleşen, anne ve babanın genetik özellikleri ile birlikte annenin hamilelik süresinde kaldığı ya da kalabileceği stres ve dış etkenlere bağlı olan 1. sosyalleşme dönemi gerçekleşir. Doğumdan sonra 45 günlük olasıya kadar anne altında annenin vermiş olduğu eğitimle birlikte 2. sosyalleşme dönemini yaşar, yavrular bu dönem içerisinde ilk dış etkenlerle maruz kalarak anne tarafından ne şekilde tepki verecekleri öğretilir. 3. sosyalleşme dönemi olan 45 ile 60 günlük arasındaki kardeşler arasında geçirilen zamandır, bu zaman zarfı içerisinde yavrular kendi aralarında oyun oynarken bir kardeş tarafından sert bir şekilde ısırıldığında diğer yavru tarafında oyun sonlandırılarak birbirlerinin çene kaslarını geliştirip kontrol etmeleri öğretilir. Aynı zamanda beden dillerini kullanarak birbirlerini ikaz etmeyi öğrenirler. Bu dönemlerden sonra 60 günü geçen yavrular artık dış dünya ile ( bizim dünyamızla ) tanışmaya hazırdırlar ve 4. sosyalleşme dönemi olan bizim yanımıza geldikten sonraki dönemdir. Bu dönem itibari ile tüm dış uyarıcılarla yavru köpeğimiz tanıştırıp sosyalleştirecek olan bizlerizdir. Ve bu dönem köpeğimizin 60 ile 120 günlük oldukları yani 2 ile 4 aylık dönem arasıdır. Bu dönemler yavru köpeğimizin 4. sosyalleşme dönemi açısından önem taşımaktadır. Bu kadar kısa gözüken zaman köpeğimizin karakterinin oluşumunda ve ilk temellerinin atılışında çok önemli bir rol oynamaktadır. Köpeğim 1 yaşında sosyalleştirme için çok mu geç kaldım? Bir yaşından sonrada profesyonel bir destek altında düzgün bir programlama ile sosyalizasyon gerçekleşebilir. Sosyalleştirme programına genel bir bakış! Sosyalleştirme programı eğitimin en önemli noktasıdır. Oluşan köpek saldırılarının ve kazalarının birçoğunun nedeni, sosyalleştirmenin önemi anlaşılamadığı ve birçok bilinçsiz köpek sahibinin yanlış yönlendirmelerinden ötürü kaynaklanmaktadır. Erken yaşta gerekli biçimde köpeklerinin sosyalizasyonlarının sağlanamaması köpeği farklı iki psikolojik yapıya sokmaktadır. Bunlardan bir tanesi korkak köpekler olarak sınıflandırabileceğimiz ürkek köpeklerdir. Ürkekliklerinin en büyük nedeni erken yaşta yapılamayan veya yanlış yapılan eksik sosyalleştirmeden kaynaklanmaktadır. Vaktiyle sosyalleştirilememiş olan bu köpekler bilmedikleri ve tanımadıkları birçok unsur karşısında pasif duruma düşmekte ve ilk karşılaşmaları çekingenlikle olmaktadır. Eğer bu ilk karşılaşma çekingenliğinin üzerine köpek ters bir olay yaşarsa bu köpek korkak ve ürkek olmaktadır. Bu tür psikolojik olaylarla karşılaşan köpekler ileriki zamanlarda agresif ve sinirli tavırlar gösterebilirler. Belli bir süre sonra eğer hala sosyalleştirilmesi gereken konular boş bırakılırsa ve köpek bu korkularından ötürü bir köşede sıkışıp kalır ya da yanlış bir şekilde zorlanarak hareket edilir ise bu sefer kendini koruma içgüdüsü harekete geçerek köpekte agresiflik artacak saldırgan bir konuma gelebilecektir. Bu da sonucu hiç hoş olmayan kazalara neden olabilir. İkinci psikolojik yapı ise köpeğin direkt olarak olaya tepki vermesinden kaynaklanan agresyon yükselişi olmaktadır. Sosyalizasyonu yine yanlış yapılmış ya da eksik yapılmış başka bir köpek de ilk defa karşılaştığı olumsuzluğa karşılık koruma içgüdüsünü direkt olarak tepkisel ortaya koyacaktır. Bu da yine elimizde olmadan istenmeyen tatsız olaylara sebep olmakla beraber köpeğin psikolojisini gün geçtikçe çok daha fazla agresyona yönlendirecektir. Bu yüzden erken yaşta ve bilinçli bir şekilde özelliklede sosyalizasyonun en önemli olduğu 2 ila 4 üncü aylarında profesyonel kişilerin gözetiminde tamamen pozitif bir şekilde yapılması gerekmektedir. Pozitif Köpek Eğitmeni Mustafa KOBAŞ pozitifkopek@gmail.com
|
|
|
|
|
3
|
Genel / Eğitim / köpek eğitimi şartmıdır
|
: Temmuz 09, 2008, 02:49:34 ÖÖ
|
Köpek eğitimine genel bir bakış Ülkemizde köpeklerin evlerimize girmeye başlamaları 5 ile 7 yıllık bir geçmişe sahiptir. Ve bu kadar yeni olan köpek bakma alışkanlığının üzerine hala köpeklerin eğitime ihtiyaç var mı dır yok mu dur tartışmaları olmaktadır. Benim köpeğim zaten akıllı eğitime ihtiyacı yok her dediğimi anlıyor demek, zeki bir insanın matematik kitabı okuyarak matematik öğretmenliği yapabilirim demesiyle aynıdır. Nasıl zeki olup bu düzgün bir şekilde değerlendirilmez ise köpeğinizin yetenek ve zekâsı da aynı şekilde değerlendirilemez. Yolda yürürken eğitimli bir köpekle eğitimsiz bir köpeği ayırt edebilmek o kadar da zor değildir. Çoğu kez köpek ve sahip ilişkilerini görmekteyiz köpek önde sahibi arkada koşar adım köpeğinin istediği yöne gitmekte ve köpekte sahibini istediği yöne sürüklemektedir. Burada kimin kimi dolaştırdığı belli değil maalesef. Ayrıca köpeğinizden güçlü olduğunuzu ve onu kontrol edebileceğinizi düşünerek hareket ederseniz köpeğinizin çekmesini ve daha sert çekmesini pekiştirerek bunun önüne geçilmez bir durum almasını ve sonunda da köpeğinizin boynuna dikenli ya da boğma tasma takarak buna bir çözüm arayışı içerisine girersiniz. Takılan dikenli veya boğma tasmaların ileride köpeğinizde oluşturabileceği rahatsızlık ve boynunda tahrişleri düşünemezsiniz bile ki kaldı bilinçsiz ve bilgisizliğinizin sonucunda köpeğinize acı çektirerek ve onu cezalandırarak bu tür materyallerle onun ödemesi ne derecede doğrudur buda ayrıca tartışılır. Bu tür durumlarla karşılaşmak istemiyorsak eğitimin gerekliliğini kavramamıza yeterli olur sanırım. Eğer bu örnek bir köpeğin eğitiminin gerekliliği için yeterli değilse güncel yaşantımıza biraz göz atalım. Ev, iş, çocuk, toplantı, seyahat, misafir, yetişmesi gereken evraklar, sunumlar, yoğun bir iş temposunun yorgunluğu vs vs.. akşam işten yorgun argın gelmiş kanepeye iki dakika uzanıp günün yorgunluğunu atmak isterken birden üzerinizde tepinen bir köpeğinizin olması, çocuklarınızın dersleri ile ilgilenirken köpeğinizin araya girip sürekli rahatsızlık vermesi ve defterleri, kitapları ağzına alması, misafirleriniz geldiğinde kapıda üstlerine zıplaması , oturup sohbet esnasında yaptığınız servis başında yemek dilenmesi misafirlerinizi rahat bırakmaması ve bunun sonunda da köpeğinizi bir odaya kapatmanız. Ev yaşantımızın dışında dışarıda yürüyüş yaparken kendini sevdirebilmek için yoldan gelip geçen insanların üzerine atlaması ki kaldı köpek seven var sevmeyen var köpekten korkan var korkmayan var. Bu tür olaylar belki de telafi edilemez kazalara neden olabilir. Karşıdan hamile bir bayanın geldiğini ve köpeğinizin üzerine atladığını düşüne biliyor musunuz, ya da köpekten korkan bir çocuğun üzerine atlamasının getirebileceği sonuçları. Bu tür olayların sonucunda karşınızdaki insanın bedensel olarak yaralanmasına ve hadda psikolojik olarak köpeklerden korkmasına neden olabiliriniz. Yaşanılan ve yaşanılabilecek bu tür birçok aksilik ve tatsız olaylar vardır. İnsanoğlunun yaşantısına adım atmayı, bizlerin yaşamına girmeyi tercih eden köpekler değildi. Onları kendi yaşantımıza mahkûm edenler biziz ve buna rağmen hala kendi yapmış olduğumuz hataların cezalarını köpeklerimize çektirmekteyiz. Eğer onları kendi yaşantımıza mahkûm ettiysek yaşamak zorunda oldukları bu yaşam tarzı içerisinde içgüdülerini kaybetmeden, bizim sosyal yaşantımıza ayak uydurmaları ve görgü kurallarını öğrenmelerini onlara çok görmememiz gerekmekle birlikte bu hakkı onlara vermeliyiz. Vereceğimiz bu hak hem köpeklerimizin bizlerle beraber çok daha rahat bir uyum içerisinde yaşayarak içgüdülerini kaybetmemelerini hem bizlerin sosyal yaşantımızdan tutun güncel yaşantımıza kadar birçok noktada daha rahat etmemizi sağlayacaktır. Pozitif Köpek Eğitmeni Mustafa KOBAŞ pozitifkopek@gmail.com
|
|
|
|
|
4
|
Genel / Eğitim / tuvalet eğitimi
|
: Temmuz 09, 2008, 02:47:52 ÖÖ
|
Ülkemizde ne yazık ki tuvalet eğitimi çok yanlış şekillerde verilmeye çalışılmaktadır. Bu yanlış bilgilerin sonucunda köpeğimizde davranış bozukluğu, karakter bozukluğu, ya da istenmeyen hareketlerin bilmeyerek pekiştirilmesine neden olmaktadır. Genelde tuvalet eğitiminde bilinen ve her zaman söylenen metotlardan birisi köpeğiniz tuvaletini yaptığı zaman ensesinden tutun burnunu dışkısına hafifçe dokundurarak enseden silkeleyin ve tuvaletini yapmasını istediğiniz yere götürerek orayı koklatın tarzında çok bilinçsiz ve de yanlış bir eğitim tarzıdır. Belli bir süre sonra bu hareket sahibi tarafından köpeğine pekiştirilerek köpeğin dışkı yeme olasılığını arttırmaktadır. Köpeğiniz evin içine tuvaletini yaptığı zaman ona bağırıp çağırıp azarlarsanız, köpekte tuvaletimi yaptım dışkımı gizlemeliyim düşüncesi oluşur ve dışkısını ya sizin göremeyeceğiniz bir noktaya yapar ya da yer! Sonuç olarak köpeğiniz ona tuvaletini yaptığı için bağırdığınızı ve kızdığınızı düşünerek sizin gözünüz önünde tuvaletini yapmak istemez hatta dışarıda bile!! Onu istediğiniz kadar dolaştırın sizden çekinerek tuvaletini dışarıda yapmayıp evde sizin göremeyeceğiniz bir anı kollayacaktır. Böylelikle istenmeyen bir hareket pekiştirilmiş olunur. Bir başka eğitim tarzı da gazeteyle yapılan eğitim şeklidir.Peki buna da kısaca şöyle el atalım; bu eğitimi başarıyla verdiniz ve köpeğiniz çişini ve dışkısını gazete kağıdına yapıyor, evin içi temiz büyük bir başarı!! Bir pazar günü evinizde oturmuş bilgisayarınızda ya da teybinizde en çok sevdiğiniz şarkının eşliğinde bir fincan kahve yapıp gazetenizin pazar ekinde tatil beldelerinin haberlerini büyük bir zevkle okuyorsunuz, birden iple çektiğiniz hafta sonunuzun ve kahve keyfinizin tam ortasında köpeğiniz gelerek elinizdeki gazeteye tuvaletini yapıyor Bir sahil kenarına gitmenize gerek kalmadı, köpeğiniz sizi masraftan kurtararak serinletmiş oldu... Şimdi köpeğinize bu hareketi için kızar mısınız yoksa güler misiniz  Tabi ki köpeğinize hiçbir şey yapamazsınız o haklı!! o tuvaletini gazete kağıdına yaptı; nerde olduğu önemli değil Peki diyelim ki bir anlık sinire yenik düşerek olayın sonunda köpeğinize bağırdınız peki sonuç  Köpeğiniz gazete kağıdına tuvaletini yaptığı için sahibinden azar işitti ve bir daha gazete kağıdına tuvaletini yapmaz yapsa bile delilleri yok eder, dışkısını yer.İşte yine dışkı yeme problemi... Yani arkadaşlar bir köpek rahatsızlığının dışında vitamin eksikliğinin dışında dışkısını yiyorsa bilin ki bu sahibinin suçudur bilmeden bunu pekiştirmiştir hepinize kolay gelsin pazar eklerinizi okurken dikkat edin Peki tuvalet eğitimini nasıl vermeliyim? Köpekler yavruyken 4 veya 5 defa tuvalet ihtiyacı hissederler. Bunlarda sırasıyla yemek yedikten sonra, su içtikten sonra, oyundan sonra, uyandıktan sonra, araba gezmelerinden sonra, heyecanlanınca. Bu periyotları göz önünde tutarsak köpeğimizin tuvalet eğitimi çile ve işkenceden çıkar. Bir de en önemli husus köpeğimizin yemek saatlerini bizim belirlememizdir. Yemek kabını ortada içi yemek dolu bir şekilde bırakırsak köpeğimizin tuvalet ihtiyacını kontrol altına alamaz olası kazaları önlemekte gecikebiliriz. Yemekten 15 ila 30 dk sonra tuvalet ihtiyaçları gelir. Buna göre gözümüz hep köpeğimizin üzerinde olmalıdır ve en ufak bir etraf koklama, yer arama faaliyetinde tuvaletini yapmasını istediğimiz yere götürmeliyiz… Hepinize kolay gelsin!! Yaz sıcaklarında serinlemek için farklı yöntemler kullanın zira köpeğimizin idrarı sıcaktır serinlemek yerine yanmayalım!! ***pozi+if köpek eğitmeni*** Mustafa KOBAŞ pozitifkopek@gmail.com
|
|
|
|
|
5
|
Genel / Eğitim / yavru köpeğimizin eve geldiğinde yapılması gerekenler
|
: Temmuz 09, 2008, 02:47:00 ÖÖ
|
Heyecanla beklenen an geldi; yavru köpeğimizi almadan önce gerekli olan tüm hazırlıkları yaptık ve kucağımızda uzun bir zamanı paylaşacağımız biricik dostumuzla birlikte evin yolunu tutmuş gidiyoruz. Peki ya eve ilk geldiği andan itibaren neler yapacağımızı, neler yapmayacağımızı biliyor muyuz? Bunlara hazırlıklı mıyız? 1. Eve getirmeden önce seçim yaptığınız veteriner hekime yavru köpeğimizi götürerek tanıştırmalıyız. Bu ilk tanışma ilerleyen süreç içerisinde kendisini sık ziyaretlere bırakacaktır. Bu nedenle bu ilk ziyaretin köpeğimizde olumlu bir izlenim bırakması için elimizden geleni yapmalıyız. Aksi takdirde her veteriner ziyaretimiz hem köpeğimiz hem de veterinerimiz için zahmetli olacaktır. Onu korkutmadan, severek, ödüllendirerek veterinerde bulunduğu zamanı olumlu algılamasını sağlamalıyız. 2. Evinize geldikten sonrada ismi üzerinde sık sık değişiklik yaparsanız bu onun aklını karıştıracak adını öğrenmesini geciktirecektir. 3. Yavru köpeğiniz yeni geldiği evini ( dünyasını ) keşfetmek isteyecektir ve tüm meraklılığıyla etrafı kurcalayıp meraklı gözlerle inceleyecektir. Bu durumda yavru köpeğinizi yalnız ve başıboş bırakmayınız ve doğabilecek kazaların önüne geçiniz. 4. Yavru köpeğimizin eve getirileceği en doğru zaman cuma günü olacaktır. Böylece yavru köpeğinizle birlikte ilk tecrübeleri ve yenidünyasının keşfini birlikte yaparak çıkabilecek olumsuzlukların önüne geçme şansımız olur. Birlikte geçirilecek bu iki günlük zaman sizin ve ailenizin yavru köpeğinizle birlikte olan ilk bağı daha kuvvetli temellere dayalı kurmanızı sağlayacaktır. 5. Yavru köpeğiniz eve geldiği ilk bir iki gün huzursuz olabilir. Yemek için,yalnız kalmamak için ya da nedensiz yere ağlayıp mızmızlanabilir. Bu tür durumlarda şaşırıp üzülmeyin neticede yavru köpeğiniz annesinden ve kardeşlerinden ayrılıp yeni bir dünyaya adım atıyor ve ilk günlerde eski evini, anne ve kardeşlerini özlemesi son derece doğal. 6. Köpeğinizi eve getirdiğiniz zaman kendi başına buyruk dolaşıp tüm odalara girmesine izin vermeyiniz. Onu ilk önce kendi yaşayacağı alanla tanıştırınız. ( yatağı, mama kabı, su kabı, oyuncakları ) ve daha sonra kontrollü bir alanda sizin gözetiminizde olmasını sağlayınız. Evinizde bulunan odaları ve geri kalan yaşam mahallerini sizin gözetiminizde zamanla tek tek tanıştırarak içindeki yenidünya merakını giderin. 7. Köpeğinizin eve geldiği ilk günlerde çok fazla insanların kucaklarında mıncıklanarak sevilmesine izin vermeyin. Bu köpeğinizin sıkılmasına hatta korkmasına neden olabilir. 8. İlk geceden itibaren yanınızda yatırmayınız. Bu tür bir davranış ileride istenmeyen birçok olayın gerçekleşmesine neden olacaktır. (Kendi yatağında yatmak ve sizden ayrılmak istemeyip sürekli havlayıp ağlayacak ve bu duruma katlanamayıp onun yanına gittiğinizde her istediğini size havlayıp ağlayarak yaptırmayı öğrenecektir.) 9. Yavru köpeğinizi uyurken kesinlikle rahatsız etmeyiniz. Unutmayın yavru köpekler küçük çocuklar gibidirler ve gerekli olan uykularını alamazlarsa çocuklar gibi mızıklanır ve huysuzlaşırlar. 10. Tuvalet eğitimi konusunda profesyonel bir destek almanız hem sizin hem de eve gelecek yavru köpeğiniz için çok daha iyi ve kolay olacaktır ( !!!özellikle tuvalet eğitiminde yapmamanız gerekenler isimli konuya tuvalet eğitimi bölümünden bakabilirsiniz.) Pozitif Köpek Eğitmeni Mustafa KOBAŞ pozitifkopek@gmail.com
|
|
|
|
|
6
|
Genel / Eğitim / yavru köpeğin eve gelmeden önceki hazırlıkları
|
: Temmuz 09, 2008, 02:45:23 ÖÖ
|
Birlikte yaşamak istediğimiz köpeğin hangi ırk ve karaktere sahip olması gerektiğine karar verdikten sonra yavru köpeğimiz eve gelmeden önce bir takım hazırlıklar yapmalıyız.İşte bunlardan bazıları; 1. Köpeğimiz eve getirmeden önce veteriner seçimini yapmalı, sahip olduğumuz yavruyu en kısa zamanda veteriner hekim kontrolünden geçirmeliyiz. Veteriner hekimimizin evimize en yakın ve 24 saat açık bir klinikte çalışması tercih sebebi olmalıdır. 2. Veteriner hekim seçiminden sonra köpeğiniz için ev içerisinde kalacağı yerin belirlenmesi. a) Bahçede kalacaksa kulübe seçilmeli, bahçenin belli bir bölümü kullanılacaksa o alanın çitle çevrilmesi, bahçe etrafının kapatılması, kapı ve dışarıya dikkat köpek vardır tabelasının asılması, köpeğinizin kullanacağı alanın yaşam mahalli olacağı göz önünde tutularak içerisinde rahat bir şekilde dolaşabileceği büyüklükte olması gerekir. b) Ev içerisinde yaşayacaksa, yatacağı minder ya da yatacağı bir alan hazırlanmalı, kısıtlama getirilecek ise köpeğimize bu alanlar belirlenmeli ve önlemler alınmalıdır. Örneğin; sizin yokluğunuzda girmesini istemediğiniz odalar var ise bu alan belirlenmeli, geldiğinizde girebileceği alanlar belirlenmelidir. 3. Yavru köpeğiniz aynı bir bebek gibidir. Meraklı ve araştırmacıdır. Etrafı yeni yeni keşfeder ve bu yüzden evinizde bulunabilecek kimyasal maddeler (Çamaşır deterjanları, .çamaşır suları, dezenfektanlar, sıvı temizlik malzemeleri, suni gübre, güveye karşı koruyucular, naftalin ve antifriz vs) ölüme sebep olacak zehirler arasında sayılabilir. Mutfakta bulunan ilaçlar ulaşamayacağı alanlara kaldırılmalıdır. 4. Raptiye, toplu iğne, vida, somun, çivi gibi delici, batıcı malzemelerin orta yerlerde bulunmamasına dikkat etmelisiniz. 5. Onun havasız kalmasına neden olabilecek ısırıp parçalayarak nefes yollarını tıkamasına neden olabilecek naylon poşet, gazete kağıdı, plastikten yapılmış maddeleri ortalıkta bırakmayınız. 6. Ev içerisinde açıkta elektrik kablosu bırakmayınız.Açıkta olan kablolarınızı da emniyetli bir şekilde yavru köpeğinizin ulaşamayacağı bir şekilde kapatınız ,aksi taktirde elektrik kablolarını kemirdiği sırada elektriğe çarpılarak ciddi yanıklara, zedelenmelere maruz kalabilir hatta ölümcül olabilir. 7. Tuvalet eğitiminin ne şekilde ve nerde verilmesi gerektiği ayarlanmalıdır. ( bu konuda profesyonel bir destek almanız hem sizin hem de eve gelecek yavru köpeğiniz için çok daha iyi ve kolay olacaktır ) 8. Yavru köpeğin evinize gelmeden önce ismini belirleyiniz. 9. a. Yavru köpek maması b. Su kabı c. Köpek maması kabı d. Yumuşak bir tasma kayışı e. Künye levhası f. Fırça ve tarak h. Güvenli oyuncaklar evinize gelecek yeni misafirinizin temel ihtiyaçları arasındadır. 10. Su ve yemek kapları devrilmez ve kemirilemez kalitede olmalıdır. Yavru köpeğinizin ilk tasma ve kayışı hafif naylon veya deriden yapılmış olmalıdır. 11. Oyuncaklar köpek malzemelerinin önemli bir kısmını oluşturur. Sadece köpeğinize ihtiyacı olan ve kendi kendine oynayacağı toplarını ya da kemirebileceği oyuncakları sağlamanız yeterlidir. Uzayan cinsten, sert kauçuk toplar plastikten yapılmış kemirme oyuncakları ve uzun yapma kemikler diğer oyuncaklara göre hem zevkli hem de güvenli olacaklardır. Süngerden yapılmış oyuncaklar veya öten ya da ıslık çalan malzemeleri vermeyiniz. Çünkü onları parçalayıp yutabilir. Pozitif Köpek Eğitmeni Mustafa KOBAŞ pozitifkopek@gmail.com
|
|
|
|
|
7
|
Genel / Eğitim / köpek seçiminde nelere dikkat edilmeli
|
: Temmuz 09, 2008, 02:43:58 ÖÖ
|
Artık köpek bakmaya hazırsınız. Peki, hangi ırkı seçmeli ve köpek seçerken nelere dikkat etmelisiniz. — Öncelikle köpek seçimin önce köpeğinizle ne yapmak istediğinize karar vermelisiniz, köpeğiniz koruma amaçlımı, av amaçlı, Çocuğunuza bakıcılık amaçlımı, ev içerisinde beraberce bir ömrü paylaşabileceğiniz dost amaçlımı? Bunun gibi birçok amacınıza yönelik ırk seçimi yapmalısınız. — Köpeğinize ev içerisinde mi yoksa ev dışarısında bir yerde mi ( bahçe, balkon, teras vb. ) bakacaksınız? Yaşayacağı konuma göre ırk seçimi yapılmalı —Köpeğimi nerden seçmeliyim? ( petshop, köpek üretim çiftlikleri, evde doğmuş yavru, barınak. ) bu seçimde evde doğum yapmış anne altından alınan yavrular tavsiye edilmektedir. Bunun nedeni doğum yapan anne köpeğin ticari amaç güdülmeden ve sahibinin köpeğini dostu olarak gördüğün bir annenin yavrusu karakter ve sağlık olarak petshop ve çiftlik yavrularından gerek psikolojik gerekse anatomik olarak daha sağlıklı olmasından ötürü tavsiye edilmektedir. Eğer bir köpek üretim çiftliğinden alınacaksa, çiftliğin gidilip sağlık koşullarına bakılıp köpeklerin yaşam şartları ve koşulları incelenmeli. En önemli nokta yavrunun anne ve babası bire bir görülmeli. Bununla ilgili olarak dikkat etmeniz gereken konuları sizler için bazı başlıklar altında toparlayarak hnagi konulara dikkat etmeniz gerektiğini birlikte inceliyelim. 1: Anne ve baba hakkında bilgi sahibi olmak —Anne ve baba da kalıtsan rahatsızlıkların bulunup bulunmadığına —Anne ve babanın agresif ( saldırgan ) yada korkak olup olmadığı. —Anne ve babada karakter, davranış bozukluklarının olup olmadığı 2: Sağlık ve karakter konusunda bilgi sahibi olmak —Seçilecek yavrunun sağlıklı olup olmadığına —Alınılacak yerde gerekli sağlık kontrollerinin, aşılarının yapılıp yapılmadığına —Yavru köpeğin gerekli karakter ve davranış testlerinin yapılması, yapılan testlerin sonucunda yaşantınızda amaçladığınız yapıya uygun yavrunun seçilmesi. —Eğer yavrunuz 60 günlük ( 2 aylık ) tan büyük ise ve ikinci sahibi iseniz önceki sahibinin yavruya ne şekilde davrandığı. Bedensel ya da psikolojik şiddet uygulayıp uygulamadığını araştırınız —60 günlükten ufak olup olmadığı 3: Sosyalizasyonu hakkında bilgi sahibi olmak —Anne sütünden vaktinde kesilip ( 45 günlükken yavrular sütten kesilir ) kardeşleri ile gerekli olan sosyalleşme dönemini geçirip geçirmediği ( 45 ile 60 günlük oldukları sıra yavruların kardeşleri yanındaki 3.sosyalleşme dönemidir. ) —Kardeşleri arasındaki konumu ( pasif, aktif, lider ) Edinilen bu bilgilerin dışında —Irk seçimlerinde ev içerisindeki bakımlarını ve bakımlarına ayırabileceğiniz zamanı hesaplamalı —Barınaklardan seçilecek yavrularda ise anne ve babanın geçmişi bilinmemekle birlikte ne tür travmalara ( sarsıntı )maruz kaldıkları da bir muammadır. Bu tür yerlerden yavru köpek seçimlerinde dikkat edilmesi gereken en önemli husus yavrunun insanlardan uzaklaşıp uzaklaşmadığı, insanlara karşı güvensiz olup olmadığı ya da agresyon ( saldırganlık ) gösterip göstermediğidir. Pozitif Köpek Eğitmeni Mustafa KOBAŞ pozitifkopek@gmail.com
|
|
|
|
|
8
|
Genel / Eğitim / yavru köpek almaya hazırmıyız
|
: Temmuz 09, 2008, 02:42:38 ÖÖ
|
Yavru köpek almaya hazırmıyız? Birçok insan köpek almaya karar verdiklerinde henüz buna hazır olup olmadıklarını yada ne şekilde hazır olabileceklerini bilmeden almaktadırlar. Bir petshop önünden geçerken yavru köpeğin vitrindeki şirinliğine kanarak almakta, yazın tatillerinde yazlıklarında daha iyi vakit ayırabilecekleri düşüncesiyle alınmakta, ırkları araştırmadan hangi ırkın ona uygunluğunu bilemeden, ansızın hesapta olmadan yakın arkadaşlarının, komşularının köpekleri yavrulamış ve birden yaşantılarına girmiş bulunmaktadır. Bu tür sahiplenilen köpeklerin ilerleyen zamanda aileye çok büyük yük ve köpeğe de işkence olmaya başlamaktadır. Köpek almadan önce yâda almaya karar vermeden nasıl karar vermelisiniz neye göre karar vermelisiniz hayatınıza 10 15 yılınızı birlikte geçireceğiniz hiç büyümeyen bir bebeği sokmaya hazırsısınız mı? Bu soruların cevaplarını birlikte bulalım. —eviniz köpek beslemeye müsait mi? -köpeğinize günde kaç saat zaman ayırabilirsiniz? -Aylık geliriniz bir köpeğin mama,sağlık hizmetleri, oyuncak gibi giderleriniz karşılamaya yeterlimi? -Aile içerisinde kaç birey bulunmakta? -köpeğiniz ev içerisinde yalnız kalacak mı? kalacaksa kaç saat yalnız kalacak? Eğer 6 saatten fazla kalacaksa yalnız olduğu saatler içerisinde bir başkası tarafından ihtiyaçları karşılanacak mı? —Yaz, kış soğuk, sıcak yağmur çamur demeden köpeğinizi her şartta dışarıya çıkartabileceğinize güveniyor musunuz? -Gece yarısı uykunuzdan fedakarlık ederek köpeğinizin ihtiyaçlarını karşılayabileceğinize güveniyor musunuz,? -Eğitim, oyun, ev içerisindeki yaramazlık ve birlikte geçireceğiniz zaman zarfı içerisinde sabırlı olabileceğinize, köpeğinize gereken önem ve özeni gösterebileceğinize inanıyor musunuz? -Köpeğinize hiçbir koşul ve şartta ne bedensel nede psikolojik acı uygulamayacağınızı garanti ediyormusunuz -köpeğinize yaptığı yaramazlıklarda dahi elinizi kardırmayacağınızı garanti ediyor musunuz? -Usanmadan bıkmadan köpeğinizin günlük bakımlarını ve temizliğini yapabileceğinize, -sizin gösterdiğiniz özen ve sabrı aile bireylerinizde göstere bilecek mi? -aile bireylerinizle birlikte bir ömrü beraberce geçirebileceğinize, 10,15 yıl aynı evde ikamet edebileceğinize, ev değişikliğinde dahi köpeğinizi yanınıza alabileceğinizi garanti edebiliyor musunuz? Eğer bu sorulardan 12 tanesine kesin olarak EVET diyebiliyorsanız bir ömrü beraberce geçirecek bir dost edinmeye hazırsınız demektir. Eğer bu sorun ve soruların içerisinde tereddüt de kaldığınız noktalar varsa henüz hazır değilsiniz ve kendinize güvenmiyorsunuz demektir. Profesyonel Pozitif Köpek Eğitmeni Mustafa KOBAŞ pozitifkopek@gmail.com
|
|
|
|
|
9
|
Genel / Eğitim / Pozitif Köpek Eğitimi
|
: Temmuz 09, 2008, 02:40:17 ÖÖ
|
POZİTİF EĞİTİM (sevgi dili) Pozitif eğitim; 2 aylık yavru köpeğinizin eve geldiği ilk andan itibaren başlayabileceğiniz bir eğitim metodudur. Pozitif eğitimde köpek, evinden ve sahibinden ayrılmadan, yaşadığı alanda, köpek sahibinin de eğitimlere bire bir katılım sağladığı bir eğitim şeklidir. Yavru köpeğin temel itaat eğitiminden önce sosyalleştirme programı uygulamaya konulur ve karakterinin oluşmaya başladığı; tüm hayatını etkileyecek bu birkaç aylık dönemin, çevresi ve sahibiyle en verimli ve doğru şekilde geçmesi hedeflenir. Köpeğin sahibi onun beden dilini öğrenerek köpeğin ona ne anlatmak istediğini, nasıl davranacağını ve ileride yaşayabileceği sorunları ne şekilde çözümlemesi gerektiğini öğrenir. Bu kısacık birkaç ayın köpeğimizle yaşayacağımız 10–15 yıllık süreci etkileyeceği düşünülürse sosyalleştirme programının önemi de ortaya çıkar. Sosyalleştirme programı; aynı zamanda onun beden dilini öğrenmemizi sağladığı gibi bize de köpeğimize nasıl bir beden diliyle yaklaşmamız gerektiğini öğretir. Pozitif eğitimde herhangi bir psikolojik ve bedensel şiddet uygulanmadığı gibi boğma tasma, dikenli tasma ve elektrikli tasma gibi şiddet içeren terbiye metotlarına kesinlikle karşıdır. Pozitif eğitim ödül merkezli bir eğitim metodudur. Köpek için ödül birçok şekilde olabilir. Sevdiği bir yiyecek, ağzına alabileceği veya peşinden koşturabileceği bir oyuncak, gezdirilmek ve en önemlisi sahibinden gelecek SEVGİ! Pozitif eğitimde yiyecek dışındaki ödüllerinde etkin olarak kullanılması köpeğin sadece yiyeceğe odaklanmasına engel olacaktır. Bu da bu pozitif eğitimin yiyecek odaklı olduğu yönündeki eleştirileri haksız kılmaktadır. Her zaman yanımızda yiyecek taşıyamayız ama onlara olan sevgimizi her an gösterebiliriz.Eğitim tamamlandıktan sonra da onları her şekilde ödüllendirmeli köpeğimizi her zaman öğrendiklerini unutmamaya motive etmeliyiz. Pozitif eğitim köpeği düşünmeye sevk ederek yapılan eğitimden hem sahibinin hem de köpeğimizin keyif almasını sağlar. İnsan psikolojisinde ‘’KORKU’’ nun sebebi, bilinmeyenden veya daha önce yaşanılmış acı tecrübelerden oluştuğu yönünde tanımlanmaktadır. Köpeklerin beden dilini doğru okumak ve onlara kendi beden dilimizle doğru mesajlar vermek aramızdaki iletişimi arttıracak, onlardan gereksiz yere korkmamızı engelleyip,yaşadığımız kötü tecrübeler varsa bunları aşmamızı, bu son derece dost varlıklarla mutlu bir beraberliğe adım atmamız yolunda bize rehber olacaktır.CAN DOSTUNUZUN dilini öğrenmeniz dileğiyle....! Profesyonel Pozi+if Köpek Eğitmeni Mustafa KOBAŞ pozitifkopek@gmail.com
|
|
|
|
|
10
|
Genel / Eğitim / Ynt: Otur-Kalk vb. komutlar
|
: Eylül 07, 2007, 01:32:10 ÖÖ
|
paylaşımın için teşekkür ederiz ama yazının altındaki bölüm insanları yanlış yönlendirir köpeklerin eğitimi 6. ayından itibaren değil 2. ayından itibaren başlanmaktadır 6.ay köpeklerin eğitimi için geç kalınmış olunur...saygılarımla... ***pozi+if köpek eğitimeni*** pozitifkopek@hotmail.com
|
|
|
|
|
11
|
Her Telden / Tanışalım Kaynaşalım / Ynt: tanısalım
|
: Ağustos 17, 2007, 04:50:26 ÖÖ
|
|
merhaba arkadaşlar ben mustafa pozitif köpek eğitmeniyim umarım eğitimile ilgili konulşarda burda sizlere yardımcı olabilirim tanıştığımıza memnun oldum...saygılarımla... ***pozi+if köpek eğitmeni***
|
|
|
|
|
12
|
Genel / Eğitim / Ynt: Tuvalet Eğitimi
|
: Ağustos 17, 2007, 04:20:30 ÖÖ
|
selamlar benim 3.5 aylık bir labradorum var ama ne olursa olsun dışarı çiş yapmıyopr kakasını yapıyor ama asla dışarı çiş yapmıyor.buğün tam 3.5 saat gezdirdim 1.5 litre su içirdim ama banamısın demedi ve eve gelince hemen yaptı aynı şekil sabahda çıldırtıyor beni ama genede yapmıyor bana akıl verebilirseniz sevinirim dilerim forum aktif bir hale gelir ve karşılıkl8ı sorunlarımızıda paylaşabiliriz ilginize teşekkürler
merhaba arkadaşım ilk önce sana soracağım soruların yanıtlarını bana verebilirsen sana bu konuda daha iyi yardımcı olabilirim zannediyorum ki köpeğini içeriye yapmaya iten bir sorun var önce bu sorunun ne olduğunu bulmamız gerekli ki daha sonra dışarıya nasıl yaptırabileceğin konusunda sana yardımcı olmaya çalışayım ok. ilk önce köpeğin sürekli aynı yeremi tuvaletini yapıyor ev içerisinde ? daha önce dışarıya yapıyormuydu ? nezamandan beri içeriye çişini yapıyor ? nerede kalıyor evin neresinde yani ? dışarıya hangi zamanlarda çıkartıyorsunuz ? butür bilgileri bna verebilirsen yardımcı olmaya çalışayım...saygılarımla ***pozi+if köpek eğitmeni***
|
|
|
|
|