Golden Retriever ve Labrador Retriever
http://www.retrieverturkiye.com
Duyurular: www.retrieverturkiye.com
Retriever lar Hakkında En geniş içerikli bilgi portalı...
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Kasım 21, 2008, 03:22:58 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


  Mesajları Göster
Sayfa: [1]
1  Her Telden / Muhabbet / Ynt: nereden : Aralık 24, 2007, 06:22:09 ÖS
aynen bende3 tesadüf eseri google'da denk geldim zaten öle olduğu için ilk sırada da o var ya Dil çıkaran anket öle oluşur zaten değil mi;D
2  Her Telden / Muhabbet / Ynt: hangi komedyen : Aralık 24, 2007, 06:19:48 ÖS
anketi beğendiğin için saol;)ve oy kullandığın içinde tabiki:D
3  Genel / Bakım / Ynt: TÜY VE DERİNİN BAKIMI : Ağustos 16, 2007, 12:48:40 ÖÖ
TÜY VE DERİNİN BAKIMI
 Tüylerin parlaklığını koruması için köpeğinizin sürekli bakıma ihtiyacı vardır.Kentteki köpekler,sokakların yağlı egzoz gazı ile kırlardaki köpeklerden daha çok daha çabuk kirlenirler.Vücutlarının uzanabildikleri her yerini yalayarak temizlerler.Baş,Kulak,yüz ve burunlarının üst kısmı ile sırtlarını temizleyemezler.Bu nedenle köpeklerini fırçalayarak temizlemek gerekir.Ama her ırkın kendine özel tüy ve kürk yapısı olduğu için her köpekte aynı tip fırça kullanılamaz.Kısa tüylü köpekler her hafta ; Uzun tüylü köpekler ise her gün fırçalanıp taranmalıdır.
Postlu hayvanların hepsinde olduğu gibi köpeklerde de genellikle tüy değişir.Bu tüy değiştirme köpek dışarıda yaşıyorsa ; ilkbaharda ve sonbahar da bir kez, Kentte yaşıyorsa daha fazla görülür.Kısa tüylülerde normal fırçalar , uzun ve sert  tüylüler de ise madeni fırçalar kullanılmalıdır.Tüy dökme dönemlerinde bu işlemi günde birkaç defa yapmayı unutmamak gerekir.Fırçalanarak alınan tüylerle köpeğinizin derisi nefes alıp rahatlamış olur.Özellikle uzun tüylü köpeklerde bu işlem yapılmazsa tüyler keçeleşir.Fırçalama köpeğinizin kafasından başlayarak periyodik bir şekilde gerisine doğru yapılmalıdır.İkinci defa da ise ters yönde yapılır.Göğüs ve yan taraflar aşağı doğru fırçalanmalıdır.En son olarak nemli ve ıslak bir bezle ovularak tüy temizliği bitirilir.

Tarama esnasında dış parazitlerin ( pire , bit , kene ) kontrolleri yapılmalıdır,Fırçalama esnasında parazit kontrolleri yapılırken köpeğinizin derisi de kontrol edilir.Yaralanma , kanama vs. gibi darpsal yahut yara benzeri şeylere bakılmalıdır.Erken teşhis çok önemlidir.

En önemli noktalardan biri ise yavru köpeklerin mutlaka günde 2 defa fırçalanarak temizlenmesidir asla unutulmamalıdır.
4  Genel / Beslenme / ALTERNATİF BESLENME : Ağustos 16, 2007, 12:42:25 ÖÖ
                                                                             ^^ALINTIDIR^^
ALTERNATİF BESLENME

· Unutmayınızki bebeklik döneminde en ideal beslenme anne sütü ile beslenmedir. Eğer çok küçükken ona anne sütü verilemiyorise o zaman anne sütüne en yakın en uygun sütü şu şekilde elde edebiliriz: ¼ inek sütü (bulunabilirse koyun sütü tercih edilmeli), 1 yumurta sarısı, 1 kahve kaşığı glikoz (bal, reçel v.b.). Köpek yavrularına 3. haftaya kadar süt biberonla veya damlalıkla verilebilir. Dışarıdan sütle beslemenin başarılı olabilmesi için sütün 30-35 derece sıcaklıkta olması gereklidir. Bu arada unutulmaması gereken en önemli olgulardan biri günde en az 8-9 kez yavruyu bu şekilde beslemek ve diğer olgu ise annesi olmadığı için anne onu her türlü idrar ve kaka ihtiyacını onun anal bölgesini yalamakla yaptırır, siz yavrunun bu ihtiyacını ılık suya batırılmış bir pamuğu onun anal bölgesine her emzirişten sonra sürerek yaptırmanız gerekmektedir. Yavru köpekler için ısı çok önemlidir bulunduğu yerin ısısının anne ısısına yakın olması gerekir. Bunuda bir biyot ile sağlaya bilirsiniz. Biyotu sıcak su ile doldurup daha sonra bir havluya sarıp yavrunun altına veya yattığı yere koyonuz bu onun kendini annesinin yanında hissetmesini sağlayacaktır. Aynı zamanda bulunduğu yerin arkasına veya yattığı minderin altına bir çalar saat koyarsanız onun çıkaracağı tik - tak seslerini yavru anne kalp atışı olarak algılayacak ve çok rahat edecektir.Köpek yavruları 3.haftadan itibaren sütü tabağından yalamaya ve içmeye başlarlar ve her türlü ihtiyaçlarını kendisi giderebilmektedir. 4.Haftadan itibaren küçük parçalar halinde kesilmiş et (kıyma) ve karaciğer, sütte ıslatılmış bisküvit, iyi pişmiş pirinç veya irmik verilebilir. Bu arada yavrulara az pişmiş ve rendelenmiş yeşil sebzelerde vermek uygun olur. Süt yerine verilecek mamalar tedrici olarak artırılıp tam normal mamaya geçince süt bırakılmalıdır. Bu dönemlerde gerek verilen mamanın, gerek kapların çok temiz ve besinlerin taze olmasına özen gösterilmesi gerekir. Köpeğinize ilk günlerde az miktarda et veriniz. Köpek yavruları ilk zamanlar henüz etli besinleri sindirmeye yetenekli değildir. Zaman geçtikce verilen et oranı giderek artırılmalıdır. Bu dönemde pratik olarak şu formüller uygulanabilir:

Günde 4 öğün olarak bir aydan büyük köpek yavruları için
SABAH & ÖĞLENDEN SONRA :
-Süt (tercihen koyun sütü,yarıyarıya sulandırılabilinir.)
- 5-6 Tane bebe bisküviti,
- Tuzsuz beyaz peynir(bir kiprit kutusu kadar.)
- Katı yumurta veya çiğ yumurta sarısı
- Bir tatlı kaşığı bal veya reçel.Hepsi karıştırılarak verilecek.Eğer ishal olursa süt,bebe bisküviti ve bal verilmeyecek ,pirinç unundan su ile hazırlanan mama verilecek.

ÖĞLEN &AKŞAM
- 1/3 Et (az yağlıveya yağsız dana kıyma)çiğ veya az pişmiş olarak,
-1/3 Pirinç iyi pişmiş olarak
- 1/3 Sebze (havuç,kabak,fasülye v.b.)çiğ veya az pişmiş
- çok az miktarda tuz karıştırılarak verilecektir. Özellikle et pişmiş olarak verilirse az miktarda tuz karıştırılmalıdır.Et çiğ verilirse tuz'a gerek yoktur.
- Yukarıdaki karışım kemik suyu içerisine konularak verilirse kemiksel gelişim için uygun olur.
- Karaciğer önemli A ve D vitamin kaynağıdır.Yavrunun gelişmesi için buna ihtiyacı vardır.Ayda iki kez vermek yeterlidir.Hergün verilirse ileriki dönemlerde hiperavitaminozise neden olur.
- Suda pişmiş balık iyi bir protein ve vitamin kaynağıdır.Eğer köpeğiniz beğenirse haftada bir kez et yerine balık verebiliesiniz.Fakat kılçıklarına dikkat ediniz.Çiğ olarak vermeyiniz.
- Her türlü meyveyi her zaman vere bilirsiniz.
- Yoğurt her zaman vere bilirsiniz.


Köpeklere genel olarak (özellikle obur hayvanlarda mide dilatasyonundan sakınmak için)

3 aya kadar günde 4 öğün
3-6 ay arası günde 3 öğün
6-12 ay arası günde 2 öğün
12 ay sonrası (bazı ırklar hariç) günde 1 öğün yemek verilmelidir.
Öğün miktarı azaldığı zaman bununla birlikte toplam gıda miktarını azaltmayınız.Köpeğinize verilecek yemek miktarını belirlemede şu taktiği kullanabilirsiniz.Eğer tabağında birçok öğünde yemek artığı kalıyorsa toplam yiyeceğin miktarını % 10 oranında azaltınız.Tersine her zaman boş kalıyorsa %15 artırınız.

Ergin köpeklere yukarıdaki yiyeceklerin hepsi verilebilir.Ancak et oranı artırılarak şu şekilde verilmesi uygun olur.

-2/4 Et (kuşbaşı veya parça olarak)
-1/4 Sebze (yukarıdaki gibi)
-1/4 Pirinç (makarna,ekmek,peksimet v.b.)

Bu şekilde beslenen köpek yavruları ve erişkinlere zaman zaman değişik viatmin ve mineral made v.b. takviyeleri yapılması yararlı olunur.
Bir köpek yavrusunun sağlıklı büyüdüğü güçlü kemikleri,dişlerinden, bedensel işlevlerinin iyi gelişmesinden,parlak gözlerinden ve zengin parlak tüylerinden anlaşılır.

 
5  Genel / Genel Konular / ONLARLA YOLCULUK : Ağustos 16, 2007, 12:38:26 ÖÖ
ONLARLA YOLCULUK
Bizimle gelsin mi gelmesin mi? Bu soru her yıl tatile giden binlerce ailenin köpeklerini de yanlarına almak yada almamak konusunda kendilerine sordukları sorudur. Onu yanınıza mı almalısınız, arkada mı bırakmalısınız? Ailenizin bir üyesi olarak köpeğinizin sizinle gelmek ve sizinle birlikte yolculuğun keyfini çıkarmak en doğal hakkıdır. Diğer taraftan bazı ev hayvanları tatilinizin bütün keyfini kaçırabilirler. Karar vermeden önce iyice düşünün. İyi yönetilen ve temiz bir hayvan bakım yurdunda geçireceği 2 hafta yavru köpeğinizin düşlediği tatil olmayabilir ama o bunu da atlatacaktır. Onu yanınıza almaya karar verirseniz onun bir arabada yolculuk etmeye alışıp alışmayacağını da düşünmeniz gerekir. Bir çok köpek arabada birkaç kez şehir içinde dolaştırıldıktan sonra araç tutması rahatsızlığını atlatıp aile ile birlikte aynı arabada yolculuktan zevk almaya başlarlar. Önemli olan şudur: Köpeğinizi hiçbir zaman birkaç dakika için olsa dahi sıcak bir havada ve kapalı bir arabada yalnız bırakmayınız. Uzun yolculuklarda köpeğin hareket edebilmesi ve tuvaletini yapması için sık sık aracı durdurunuz. Köpeğiniz yolculuğu kaldıramıyorsa veya hasta yada sinirli hale gelirse veteriner hekiminize başvurunuz. Araba tutan ve mutsuz bir köpeği yolculuğa götürmeyiniz. Ancak sıhhatliyse ve sizinle gelecekse o zaman köpeğinizle ilgili olan bazı sorumluluklarınızı da bilmeniz gerekir. Aşılarının vaktinin geçmemiş olmasından emin olunuz. Ve sağlık kayıtlarını yanınıza alınız. Otel ve motel rezervasyonlarınızı köpek kabul eden kuruluşlarla önceden ayarlayınız. Köpeğinizin kendi mama ve su kaplarını yanınıza alınız. Tasmasını ve künyesini boynundan eksik etmeyiniz. Ve bir çok köpek tatilde kaybolduğu için fotoğrafını ve yazılı eşgalini yanınıza alınız. Eğer köpeğinizi yanınıza almamaya karar verdiyseniz, o zaman bir hayvan bakım evi veya bir köpek bakıcısı arasında karar vermeniz gerekecektir. Bir çok veteriner kendi bakım evlerini işletir veya bir tanesini tavsiye edebilir. Tavsiye edilen hayvan bakım kuruluşlarını önceden araştırınız. Rezarvasyon yapmayı ihmal etmeyiniz.
6  Genel / Genel Konular / Periyodik Gelişim Cetveli : Ağustos 16, 2007, 12:35:53 ÖÖ
YAVRU KÖPEĞİNİZİN SAĞLIĞI İLE İLGİLİ BAZI FİZYOLOJİK PRATİK BİLGİ CETVELİ

Bebek dişlerinin çıkması …………………………………………3 - 5 hafta
Anne sütünden kesilmek………………………………………….6 - 8 hafta
Parazit kontrolü………………………………………….3-6-8-10 ve12.hafta
Virutik enfeksiyonlara karşı ilk aşılama ………………………….6-8 hafta
Kalıcı dişlerin çıkışı………………………………………………16--30 hafta
Kalıcı diş sayısı…………………………………………………… 42
Çiftleşme yaşı……………………………………………1 sene veya fazlası
Dişilerin kısırlaştırılması ……………………………………5 ay veya fazlası
Erkeklerin kısırlaştırılması…………………………………6 ay veya fazlası
İlk kuduz aşısı ………………………………………………. 3. ayında
Virutik enfeksiyonlara karşı ikinci aşılama…ilk aşılamadan 21 gün sonra
Vucut ısısı (Rektal ısı )……………………………………. ..38.9 + - 0.5 C
Nabız…………yetişkinlerde……..110-140 dak.
Yavrularda……….180-200 dak.
Solunum sayısı………………………………..18-34 dak.
Gebelik süresi …………………………………58-64 gün
Ergenlik yaşı………..küçük ırklar 6-10 ay
Büyük ırklar 18-20 ay
Ortalama erkeklerde7-10 ay, Dişilerde 7-12 ay

Östrus(seksüel siklus) :…………Genellikle yılda iki defa yaklaşık 21 gün
Uygun döllenme zamanı ………..Kızgınlığın(östrusun)9-13. günleri
7  Genel / Genel Konular / Kanlı İshal : Ağustos 15, 2007, 03:13:45 ÖS
arkadaşlar benim oscarımda kanlı ishala yakalandı ve tedavisi nerdeyse 5gün sürdü.birkaç gün de veteriner kendi gözetiminde kalasını istedi.serum tedavisi uygulandı ve benim 1 gün gecikmiş olmam yavru olduğu için onun hastalığı atlatma süresini uzattı.lütfen çok dikkatli olun.ben ve oscarım şanslıydık atlattık bunu ve şimdi oğluşumla çok iyiyiz. Kahkaha lütfen okuyun ve dikkat edin.özellikle ishal olduğunu farkettiyseniz ve derideki su kaybını,hiç vakit kaybetmeden veterinere gitmenizi öneriyorum.işte kanlı ishal,belirtileri ve neler yapılması gerektiği...
 
Kanlı İshal

(Parvoviral Enteritis)

Özellikle yavru köpeklerde görülen (erişkinlerde nadirdir) bulaşıcı, hızlı seyreden bir hastalıktır. Eğer yavru köpekte mide-bağırsak parazitleri, bakteriyel bir enfeksiyon gibi tali hastalıklar da varsa klinik seyri şiddetlenir. Kanlı ishal etkeni virüsü alan köpek bir hafta sonra klinik bulguları göstermeye başlar. Önce iştahsızlık, kusma ardından ishal ve ishalin devamıyla kanlı ishal (koyu renkli) ile seyreder. Hastada şiddetli halsizlik, su kaybı ve kan kaybı vardır. İki aydan küçük köpeklerde virüs, kalbi etkileyerek kalp krizinden dolayı ani ölümlere yol açabilir. Hastalığın teşhisinde klinik bulgular ve laboratuar testleri (kan parametreleri ve serolojik test) veteriner hekime yardımcı olur.

Tedavisinde (su kaybı söz konusu olduğundan) serum, antibiyotikler, bulantı kesiciler, gerekirse kan nakli klinik bulgulara yönelik müdahalelerin yanında spesifik serumda uygulanabilir. Tedavi hastanın vücut direncine bağlı olarak 3-5 gün sürer. Geç kalınmış, klinik bulgular ilerlemiş ve vücut direnci çok düşük yavru köpeklerde tedavinin başarı şansı azalır. Erişkin köpekler bu hastalığı çok daha hafif (örneğin sadece ishal ile) atlatabilirler. Özellikle Rotweiler, Doberman ve kagal yavruları bu hastalığa karşı çok daha duyarlıdır.

Kanlı ishalin bulaşması solunum ve dışkı yoluyla olur ve hasta köpeğin diğer köpeklerle temasının engellenmesi son derece önemlidir.

Kanlı ishalin aşısı vardır ve yavru köpek 1,5 aylık olduktan itibaren 3 hafta aralığıyla en az 3 kere tekrarlanarak bağışıklık sağlanır.

8  Genel / Beslenme / Yavruların Beslenmesi : Ağustos 15, 2007, 03:05:46 ÖS
Yavruların beslenmesi

İlk 7- 10 günlük dönemde, yeni doğan yavruların gözleri kapalı kalır. Bu süre zarfında, yavrular doğum ağırlıklarının iki katıdırlar ve aktiviteleri gittikçe artacaktır. Genel bir kural olarak, doğan yavrulardan her birinin doğum ağırlığı emzirme periyodu boyunca her hafta artmalıdır (ilk haftalarda artış daha az, son haftalara doğru daha fazla kilo artışı olabilir).

Bütün dişiler mükemmel anne olmalarına rağmen, bazı sinirli ve titiz anneler sakinleştirilmeye ve yeni yavrularını kabul etmelerine yardımcı olmak için özel bir dikkate gereksinim duyabilirler. Bu sadece anneyle değil, yavrularla da birlikte çalışmayı ve yavruları beslenme esnasında annenin meme başına yaklaştırmayı gerektirebilir. Az emzirilen yavrular diğerlerine oranla daha ufak olmakla birlikte bu yavruların vücut sıcaklıkları ve vücut ağırlıkları daha az olacaktır. Rutin olarak yavruların ele alınması, onların gelişmeleri ve durumları hakkında fikir sahibi olabilmemize olanak verecektir. Ancak yavru çok sık ele alınırsa, bu durum anneyi ve yavruyu strese sokacaktır. Bu nedenle yavrunun çok sık ele alınmasından kaçınılması önerilmektedir.


Tipik olarak yavrunun kuru mamayla ilk tanışması (ortalama 3-4 haftalık dönemde), genellikle annenin mama kabı vasıtasıyla ve mama kabının etrafında hoplayıp zıplarken patilerine bulaşan suyla ıslatılmış kuru mamanın yalanması yoluyla gerçekleşir. Yavrular 6 haftalık olduklarında, sütten kesilmek için hazır hale gelirler. Eğer yavrular, yaklaşık 4-5 haftalık olduklarında annelerinin mama kabından katı gıda almaya başlamışlarsa, bu dönemde de sütten kesilebilirler. Yavruların normal büyüme ve gelişmeleri için besin gereksinimi, yetişkin bir köpeğin ihtiyacından daha fazladır. Bu nedenle, büyüme, üreme ve tüm yaşam evreleri için eksiksiz tam ve dengeli besleyici diyetler önerilmektedir. Böylece, ilave olarak vitaminler, mineraller, et veya diğer katkı maddelerine ihtiyaç olmaz.

Yavrunun mide kapasitesi, onun günlük besin ihtiyacını sadece tek öğün besleme ile karşılamayı sağlayacak kadar yeterli büyüklükte değildir. Genç yavruların besin ihtiyaçlarının karşılanması için tabloda belirtildiği gibi az ve sık yemek verilmeli, her zaman taze su, temiz kap içinde bulundurulmalıdır.


Kuru mamanın ılık su ile ıslatılması yavruları yemeğe yönelik teşvik edecektir. Süt, kuru mamayı ıslatmak için kullanılabilir. Ancak fazla miktarda süt, bazı yavrular ve erişkin köpekler için ishale ve hazımsızlık problemlerine sebep olabilir.

Yavrunun beslenmesi için, 1 saat izin verilmeli, bu süre sonunda kalan mama atılmalıdır. Islatılmış kuru mama veya konserve mamanın oda sıcaklığında tutulması yenilebilirliğini azaltabilir ve uzun süre bekletildiği takdirde ise bozulmasına neden olabilir.

Yavruların rutin olarak beslenmesinin aynı yerde ve aynı zamanda yapılması tavsiye edilmektedir. Masadan sizin yediğiniz gıda ile beslemek önerilmemektedir. Bu durum yavrunun obur bir yiyici olması için başlangıç teşkil etmektedir. Yavruların beslenmesi tam ve dengeli olduğu takdirde, vitamin, mineral veya et gibi ilave gıdalara gerek duyulmayacaktır. Bununla birlikte fazla miktarda ilave yapılması da yavruların gelişmesi için zarar verici olabilir.

Yavruya verilecek mama miktarı, onun boyutuna, aktivitesine, metabolizmasına, içinde bulunduğu şartlara göre ayarlanmalıdır. Yavrunun fazla miktarda kilo almasına da izin verilmemelidir. Fazla kilolu yavru kötü görünmekle birlikte kemik anormalliklerini de beraberinde getirecektir. Yavrunun fazla kilolu görülmesiyle birlikte, aldığı gıda da azaltılmalıdır. Eğer yavru iştahlı görünüyorsa ve sağlık problemleri yoksa aldığı gıda arttırılabilir. Yavru sahipleri, soruları olduğunda veya yavrunun vücut kondisyonları hakkında endişe duyduklarında mutlaka veteriner hekime başvurmalıdırlar.

^^alıntıdır^^
9  Genel / Bakım / Köpeklerde Arı Sokması : Ağustos 15, 2007, 02:56:12 ÖS
Köpeklerde arı sokması

Bahar ve yaz aylarının gelmesi ile birlikte artan arı sokmaları köpeklerin açık alanda olduğu saatlerde sağlık açısından en önemli tehlikelerden birisi. Özellikle son derece oyuncu olan yavru köpekler arıları oyun amacıyla yakalamaktan kendilerini alıkoyamazlar, bu nedenle köpeklerde arı tarafından en çok sokulan yerler ağız, burun gibi baş bölgesindeki yerler ve patilerdir.

Arı sokmasının ardından ilk olarak görülen belirtiler insanda olduğu gibi arının soktuğu yerde meydana gelen kızarıklık, şişme ve kaşıntıdır. Arının iğnesini deride bırakmasından dolayı genellikle sokulan yerde iğneyi de görmek mümkün olabilir.

Genellikle bir tek arı sokması eğer köpekte alerjik bir durum yoksa çok fazla probleme neden olmayabilir. Ancak özellikle ağız ve boğaz bölgesinde meydana gelen sokmalarda oluşan şişkinliğe bağlı olarak solunum zorlanabilir.

Birden fazla arının sokması ile birlikte ciddi sorunlar oluşabilir. Eğer köpekte arı sokmasına karşı alerjik bir hassasiyet mevcutsa, hayati tehlike oluşturacak durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Köpeğinizin bir arı tarafından sokulduğunu fark ettiğinizde ilk olarak ısırılan yeri bulmaya çalışın. Bulduktan sonra cımbız veya benzeri bir şeyle iğneyi deriden çıkartın.

Arı iğnesi ve zehri asit yapıda bir madde içerir. Karbonatlı su hazırlayıp o bölgeye yaş kompres uygulamak zehri etkisiz hale getirmek açısından faydalıdır. Sokulan bölgeye buz torbası ile soğuk kompres yapmak da şişmeyi ve kaşınmayı önlemek için faydalı olur.

İlk önlem olarak bu uygulamalar dışında herhangi bir ilaç uygulaması kesinlikle yapmamalısınız.

İlk 5-10 dakika içinde arı sokan yerde ciddi bir şişme oluşur ve şişkinlik artmaya devam ederse, veteriner hekiminize danışmalı ve hemen köpeğin nefes alma ve yutkunma ile ilgili problemi olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Eğer bu sorunlar varsa, köpeğinizi en yakın veteriner hekime götürmelisiniz.


^^alıntıdır^^
10  Her Telden / Muhabbet / Sitemizi nasıl fark ettiniz : Ağustos 14, 2007, 12:19:30 ÖS
arkadaşlar zaten seçeneğin uzunluğundan da anlamışsınızdır ben google da köpeğimin bakımıyla ilgili araştırma yaparken karşılaştım bu siteyle  Kahkaha eee iyikide karşılaşmışım yani Göz kırpan
11  Her Telden / Muhabbet / hangi komedyen : Ağustos 14, 2007, 12:03:51 ÖS
yeni anketi de umarım beğenirsiniz Göz kırpan

ben oyumu cem yılmaza verdim fakat şahan ve beyazı da çok beğeniyorum gerçekler saklanmaz değil mi  Göz kırpan Kahkaha
12  Tanışalım / İstanbullu Retriever Dostları / Ynt: RETRİEVER DOSTLARI : Ağustos 13, 2007, 11:36:22 ÖS
merhaba ben seda..bende bir golden retriever sahibiiyim kendisi 3 ayını doldurdu.ismi oscar :)ona sahip olduğum için çok şanslı hissediyorum kendimi.size onun birkaç resmini göstermek istedim işte birkaçı Kahkaha onu gerçekten çok seviyorum.hayataımın bir parçası oldu.herkesin böyle bir dost sahibi olabilmesini tüm kalbimle diliyorum Kahkaha
13  Her Telden / Serbest Kürsü / Ynt: Şu anda ne dinliyorsunuz? : Ağustos 13, 2007, 11:28:37 ÖS
6.cadde-yine de sen
Sayfa: [1]
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM