Golden Retriever ve Labrador Retriever
http://www.retrieverturkiye.com
Duyurular: www.retrieverturkiye.com
Retriever lar Hakkında En geniş içerikli bilgi portalı...
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Kasım 22, 2008, 08:35:28 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


  Mesajları Göster
Sayfa: [1]
1  Genel / Bakım / Ynt: yavru bakımı : Mart 23, 2008, 12:47:01 ÖS
Nasıl bir bebek herşeye duyarlıysa (özellikle çevreye) yavru dostlarımızda aynı şekilde ;

arkadaşım çok sevdiğim bir arkadaşım senin gibi düşünüyordu.

Nitekim de vetrinere gitmek yerine aynı şeyi yaptı ve o gece fellik fellik veteriner aradılar çünkü bir kılcal

damar yüzünden yavrunun canına mal olacaktı.serum taktılar sardılar ayağını.

ama sen istiyorsan kafana göre hareket edebilirsin

unutma ki seninde bir can taşıdığın gibi onlarında bir canı var....
2  Genel / Bakım / Ynt: yavru bakımı : Mart 22, 2008, 06:56:38 ÖS
arkadaşım sakın kendi bildiğine pet shop lardan temin edilen tırnak makaslarından alma çünkü herhangi yavru dostumuzun tırnaklarının içinde kılcal kan damarları vardır.

sana tavsiyem bir veterinere götürmen daha doğru olur

saygılar...
3  Genel / Eğitim / Ynt: aradığınız tüm eğitim programları : Mart 01, 2008, 12:26:04 ÖS
ben teşekkür ederim ...
4  Genel / Bakım / Ynt: yavru bakımı : Mart 01, 2008, 12:24:35 ÖS
ben biraz ayrıntılı yazdım arkadaşım özetlemiş teşekkür ederim...
5  Genel / Bakım / Ynt: bakım programları : Mart 01, 2008, 12:23:37 ÖS
ben teşekkür ederim...
6  Genel / Eğitim / Ynt: aradığınız tüm eğitim programları : Şubat 16, 2008, 12:09:54 ÖS
Genel eğitim yavru köpeğiniz eve girdiğinde başlar. Çoğu zaman kararlı bir ses tonuyla "HAYIR" zaman içinde yeterli olacaktır. İstemediğiniz bir eşyayı kemiriyor veya onunla oynuyorsa siz kararlı bir ses tonuyla "HAYIR" deyin. Çünkü sizin ses tonunuzdan kızıp kızmadığınızı anlayacaktır. Sonra ona aldığınız oyuncaklardan bir tane verin ve sevin.

Çok küçük yavrularda istediğiniz eğitimi vermek biraz daha fazla zaman alacaktır. Bunun için bıkmadan usanmadan anlatmak istediğinizi tekrarlamalısınız. Bu arada evde herkesin aynı davranış biçimini sergilemesi ve zaaf göstermemesi gerekmektedir. Yoksa siz farkında olmadan herkesi istediği gibi kullanacaktır. Unutmayın ona gelişme döneminde vereceğiniz iyi bir eğitim hem onun, hem de sizin hayatınızı kolaylaştıracaktır. Aksi halde 12-14 yıllık bir kabus ile birlikte yaşamak zorunda kalırsınız. Hayatı paylaşmak yerine ona bağımlı kalır ve onun kölesi olursunuz. Siz her gün onunla sanki bir insanmış gibi konuşarak eğitebilirsiniz. Otur, yat, kalk, yürü, yavaş, bekle ve dur gibi sözcükleri ödüllendirme yöntemini uygulayarak öğretebilirsiniz. İstediklerinizi uyguladığında onu mutlaka ödüllendirin. Bu ödül köpek çikolatası veya bisküvileri olabilir. İlk başta eğitimin anlamını çözemese de zaman içinde ödüllerinde katkısı ile sizin komutlarınıza uymaya başlayacak ve sonra da kelimelerin anlamını çözecektir.

Köpeğinizin tasmaya tepki vermemesi için mümkün olduğunca küçük yaşlardan itibaren tasma alışkanlığını kazandırmanız gerekmektedir. Aksi halde ileri yaşlarda takılan tasmalara alışması uzun zaman alacak ve bir o kadarda zor olacaktır.

3 aylıkdan itibaren (eğer aşıları bitti ise) artık ona dışarda gezdirme kayışı ile yürüme eğitimi verebilirsiniz. İlk günler tasma ile yürümek istemeyeceği için oturacaktır. Siz tasmayı hafifçe çekip bırakarak yürümesi için onu uyarın. Ama kesinlikle yerde sürüklemeyin. Eğer farklı bir tarafa yürüyorsa siz onu takip edin. Önemli olan tasma ile yürümesidir. Tasma ile yürümeye alıştıktan sonra siz onu istediğiniz tarafa yönlendirebilirsiniz. Yürümeye başladıktan sonra sağa sola çekiştirmeler olabilir, sizin yapacağınız tasmayı kısa çekişler yaparak, onunla konuşarak uyarmak ve yanınızda yürümesini sağlamaktır. Tabii arada bir ödüllendirmeyi unutmayın. Yürüyüşlerde genel kural sizin solunuzdan yürümesidir.
6 aylık civarındaki bir yavru artık kendi ismini çok iyi öğrenmiştir. Onunla hem söz hem de gözle kontak kurabileceğiniz yaştadır. Başlarda eğitim için ona uzun olmayan 5-10 dakikalık zaman dilimleri ayırın. Sonra yavaş-yavaş süreyi uzatın. Etrafında onun konsantrasyonunu azaltıcı uyarımlar olmamasına dikkat edin. Mümkün olduğu kadar sakin bir ortam seçin. Yemekten önceki zamanlar genellikle daha uygundur. Komut verirken aynı ses tonunu kullanın. Eğer o anda gereken tepkileri alamıyorsanız ısrarcı olmayın. Öfkelenmeyin ve sabırlı olun. Unutmayın ki köpekler bu gibi durumları çok iyi hisseder ve onlar da huzursuz olurlar. Eğitimi daha sonraya erteleyin. Çünkü onun konsantrasyonu da insanlarda olduğu gibi her zaman aynı olmayacaktır.
6 aylıktan sonraki eğitim döneminde köpeğiniz için uygun bir eğitim tasması da edinebilirsiniz. Bu tasma doğru bir şekilde kullanılırsa hem canını yakmayacak ve hem de onu daha kolay eğitmenizi sağlayacaktır.

Sizin evde verebileceğiniz eğitimler

Otur

Bu komut bazen fiziksel bir müdahele kullanmadan da öğretilebilir. Elinizi köpeğinizin başının üzerinde tutun. Parmaklarınız bitişik olsun. Böylece yavru dikkatini elinizde tutacak ve bir şey var zannedecektir. Bu halde iken yavaşça elinizi kafasının üzerinden geriye doğru hareket ettirin. Elinizi takip etmesi onun otomatik olarak oturmasını sağlayacaktır. Bunu yaparken ona aynı zamanda otur komutu verin. Köpeğiniz fiziksel olmayan bu yönteme istenen tepkiyi vermiyorsa ona eğitim tasmasını takın ve kendinize yakın tutun.

Otur komutunu verirken arkasından nazikçe aşağı itip tasması ile hafifçe yukarı çekin. Her iki yöntemin sonunda oturduğu zaman onu sözle (aferin, bravo gibi) ve ödül yiyecekleri ile sevdiğinizi gösterin.
Yat

Bu komutu öğretmek oturmayı öğrettikten sonra biraz daha kolaydır. Köpeğinizi otur komutu ile pozisyona getirdikten sonra yanına çömelin. Ön ayaklarını yavaşça öne çekerken omuzlarından çok sert olmadan aşağı itin ve aynı zamanda da "YAT" komutu verin. Bir kaç defa komutu tekrarlayarak onu aynı durumda tutun. Ve dediklerinizi uyguladığında yine ödüllendirmeyi unutmayın.

Yürü

Yürü komutunu otur'u öğrendikten sonra daha kolay öğretebilirsiniz. Solunuzda "OTUR" pozisyonunda iken başlayınız. Yürü diyerek sol ayağınız ile yürümeye başlayın. Aynı zamanda tasma ile hafif bir çekme onu harekete geçirecektir. Koşmaya başlar veya geride kalırsa uygun bir tasma çekiş hareketi ile yanınıza getirin. Aynı yönde ve aynı hızla köpeğinizi yanınızda kontrol altında tutarak ve doğru gidiyorsa sözel olarak, uygun bir ses tonuyla ödüllendirerek yürüyün. Yürü komutunu istediğiniz gibi öğrendikten sonra arada bir yürümeyi durdurup otur pozisyonuna geçirebilirsiniz. Bunu sık olarak yaparsanız bir süre sonra siz durduğunuzda o da otomatik olarak durup oturacak ve sizin diğer komutlarınızı bekleyecektir.
Kal - Bekle

Bu komutlarda daha farklı bir ses tonu kullanmalısınız. Otur, yat, yürü komutları sert ve otoriter bir tonda verilirken "KAL" komutu daha yavaş ve uzatılarak verilmelidir. Köpeği yanınıza oturtun. Avuç içiniz tam yüzüne bakacak şekilde elinizi ona doğru uzatın. Ani hareketlerden kaçınarak onu korkutmamaya özen gösterin. Eliniz hala yüzünün tam önünde iken biraz uzatarak "KAL" deyip yavaşça önüne geçin. Kayış dik olarak elinizde sizi takip etme eğilimine karşı hazır olmalıdır. Kalkarsa ses tonunuzu ayarlayarak "HAYIR, OTUR, BEKLE" komutlarını tekrarlayın.

Burada amaç köpeğinizi 5 - 10 saniye bekle pozisyonunda tutmaktır. Bu size önünden yanına veya yanından tekrar önüne geçmenize fırsat verecektir. Bunu başarınca onu ödüllendirmeyi unutmayın. Sonra süreyi kadameli olarak artırın. Fiziksel desteğiniz olmadan oturup beklemeye başladığında her seferinde uzun bir adım olmak üzere mesafenizi büyütün. Bu arada el hareketi ve sözel komutu vermeye devam edin. Böylece her ikisinin de kal demek olduğunu zaman içinde anlayacaktır.
Daha ciddi itaat eğitimleri için profesyonel eğitimcilerden yardım almalısınız. Bunun içinde köpeğinizin yaşının 6 ay civarında olması gerekir.

7  Genel / Eğitim / aradığınız tüm eğitim programları : Şubat 16, 2008, 12:09:37 ÖS
TEMEL EĞİTİM
KÖPEK EĞİTİMİNDE TEMEL KOMUTLAR VE BUNLARIN ÖĞRETİLMESİ
İZLE!
Bu komut köpeğin, sahibinin yanı sıra, onun yedeğinde veya serbest olarak yürümesini sağlamak için verilir.Eğitim için, köpeğin boynunda eğitim tasması bulunur. Bu tasmaya eğitim kayışı geçirilerek, eğitimin yapılacağı alana gelinir.Eğitici, köpeği sol tarafına alır ve onu, başı dizinin hizasında duracak biçimde tutar. Eğitim kayışının serbest olan uca sağ ele, köpeğe bağlı olan ucu sol ele alınır. Eğitici, “İZLE” komutuyla birlikte kayışı ileriye doğru çok hafif ve yalnızca bir kez sarsıp yürümeye başlar. Bu yürüyüş süresince her üç adımda bir, fazla yüksek olmayan bir sesle, “İZLE!” komutu tekrarlanır. Köpeğin eğiticinin önüne ve arkasına geçmek istemesi halinde, eğitim zinciri uyarı olarak orta şiddetle sarsılır.Birlikte yürüme eğitimi en fazla 20 dakika olarak sürdürülür. Daha fazlası köpeği sıkar ve ilgisini dağıtır. Eğitimler her gün veya gün aşırı, köpek hiçbir yanlış yapmadan eğiticisinin yanı sıra yürümeyi belleyinceye değin sürdürülür. Köpeğin, çeşitli koşullarda sahibinin yedeğinde yürümesini sağlayabilmek için, daha ileri devrede köpek, uzun bir duvar boyunca sahibi de duvar arasında yürümeye alıştırılır. Bu köpek için oldukça sıkıcı geçebilir. Yön değiştirme, ileri veya geri çıkma girişimlerinde bulunur. Her girişimi, “hayır” sözcüğü ile önlenir ve eğitim tasması orta şiddetle sarsılır. Eğiticinin dizi hizasında normal biçimde yürüdükçe okşanır. Yedekte yürümenin son aşaması, ‘serbest yedekte yürümedir. Bu eğitimde köpek, sahibinin yanında eğitim kayışıyla bağlı olmaksızın, öğretildiği biçimde yürür. Bu alışkanlığı kazandırmak için, köpek eğitim kayışıyla olarak sahibinin yanında yürümekte iken kayış, eğitim zincirinden çıkarılarak eğitime devam edilir. Köpek yürüyüşünü bozduğunda, hayır sözcüğüyle, uyarılır. Düzgün yürüdüğünde ise okşanarak ödüllendirilir. Tekrarlarla yedekte yürüme eğitimi köpeğe kazandırılmış olur.
DUR!
Bu komutla köpekten istenen, her ne yapıyor olursa olsun durup beklemesidir. Bu nedenle, yalnızca köpek yedekte yürürken değil, her durumda durma eğitimi yaptırılmalıdır. Yatarken, otururken, gel komutunu getirirken, bu yeni emrin uygulanışını görmeli ve benimsemelidir. Köpek bu komuta öncelikle, eğitim kayışıyla bağlı olarak yedekte yürürken alıştırılır. Yürüme halinde iken eğitici, sol elinin avuç içi köpeğin burnuna doğru gelecek biçimde köpeği engelleyerek “Dur!” komutunu verir Bu arada kendi de durur. Köpek ilerlemek istediğinde: Hayır! diyerek uyarır. Durması halinde ise, okşayarak ödüllendirir. Defalarca tekrarlar ve köpek tarafından kavranan bu çalışma, daha sonra köpek serbestken yapılır. Daha ileriki aşamalarda: Otur, dur! Yat, dur! Gel, dur!” çalışmaları yapılarak eğitim tamamlanır. Bu komutu, köpeğe serbest olarak yerine getirtmeye alıştırmak için aşamalı bir çalışma yapmak gerekir. Eğitici, eğitim kayışını sağ elinde tuttuğu halde, sol eliyle köpeğe durmasını ikaz ederek bir metre kadar köpeğin ilerisinde ve önünde durur vazıyette, Dur! komutu, sol kol dirsek kırılmaksızın köpeğe doğru uzatılarak ve avuç içi köpeğe doğru dönük, parmaklar bitişik, parmak uçları yukarı çevrili olarak verilir. Köpek yerinden kalkmak istediğinde, sertçe söylenen “hayır” sözcüğüyle ve parmak tehditkar biçimde sallanarak uyarılır. Komutu uygun biçimde yerine getirdiğinde ise okşanarak ödüllendirilir. Köpek, eğitimin bu bölümünü iyice kavrayıp tam bir itaatle komutları yerine getirdiğinde, bu kez, eğitim kayışı çıkartılarak alışılagelen ceza-ödül sistemiyle bu eğitim de başarıyla köpeğe benimsetilir.
OTUR! veya ÇÖK!
Eğitici, isteğine göre bu iki komuttan birini kullanabilir. Ancak yalnızca birini kullanmalıdır. Bu komutla köpekten istenen, yürürken veya yatarken oturma durumuna gelmesidir. Oturma eğitiminin köpeğe kazandırılması için uygulanan bir iki değişik yöntem bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, yedekte eğitimdir. İkincisi, serbest eğitime geçiş niteliği taşır. üçüncüsü ise serbest eğitimdir. Bunları sırasıyla görelim:
  

            1.Yedekte oturma eğitimi: Köpek eğitime, “İZLE!’ komutuyla, yedekte başlatılır. Bir süre gidildikten sonra, eğitici “DUR!” komutuyla birlikte sol elinin avuç içini köpeğin burnuna doğru tutarak onu durdurur. Sonra “OTUR!” komutu verir. Bunu yaparken, sol eliyle köpeği kalçasından aşağıya doğru bastırır ve sağ elinde tuttuğu eğitim kayışını yukarı doğru çeker. Böylece köpeğin, başı dik ve ileriye dönük olarak oturmasını sağlar. Komut tam olarak yerine getirilinceye değin, otur, otur!... denerek emir tekrarlanır.
2. Köpek eğiticisinin karşısında iken yapılan oturma eğitimi: Burada eğitici, köpeğin bir metre kadar ötesinde, karşısına geçer. Elini, parmakları bitişik, avuç içi köpeğin burnu üstünde ve yere dönük olarak öne doğru uzatır. Bir ucunu sol elinde tuttuğu eğitim kayışına, sağ ayağı ile basarak köpeğin çöküp oturmasını sağlarken, komutu tekrarlar: Otur! Otur! diyerek, hareketle komut arasındaki bağıntıyı köpeğin anlamasına çalışır.
Köpek eğer bu komutla yapacağı hareketi kavrayamıyorsa, eğitici köpeği engelin karşı yönünde bırakarak kendisi diğer tarafa geçer. Eğitim kayışının uzunluğu oranında ondan uzaklaşır. GEL! komutuyla köpeği kendi bulunduğu kısma çağırır. Köpek engeli aşma anında iken, bu kez: ATLA! komutuyla birlikte, sağ kolunu aşağıdan yukarıya doğru dik doğrultuda kaldırır Parmaklar bitişik ve avuç içi karşı yöne dönüktür. Köpek zaten çok alçak olan engeli yürüyerek aşacaktır. Buna rağmen çok zor bir iş başarmışçasına köpek okşanır ve sevilir. Hareket yeterince tekrarlanır ve köpeğe benimsetilirse, zamanla basamak basamak yükseltilen engelleri aşmada büyük bir titizlik ve çaba gösterecektir.
Yüksek atlama eğitiminin son aşaması serbest eğitimdir. Köpek, ATLA! komutuyla veya yalnızca, kolun tanımlanan biçimde yukarı kaldırılmasıyla engeli aşar.
Uzun atlama çalışmaları da, aynı pratik yöntemle köpeğe anlatılır ve öğretilir. Burada da, önce köpeğin engeli tanıması ve alışması gerekir. Başlangıçta engeller kısa tutulur. Önemli olan, köpeğin cesaret bulması ve eğitim yapma isteğinin yaratılmasıdır. Giderek engeller hem uzunluğuna ve hem de yüksekliğine artırılabilir. Ancak bu, sürekli çalışma isteyen bir eğitimdir. Köpeğin fizik yapısının uygun olması, sürekli çalışma yapma ve köpeğin engel atlama eğitimini sevmesi gibi etkenler başarıda büyük rol oynar.  


Pozitif Eğitim    
 
 

  
Golden Retriever  , Labrador Retriever sahipleri ve sevenleri,

Uyumlu  ve  güzellikleri ile önplana çıkan  retrieverlarımız şehir hayatına en kolay adapte olan ırkların başında  gelirler .Çok  yönlü eğitilebildiklerı gibi , hiç  profesyonel eğitim almadan kendi başlarına  ve sahiplerinin  az bir ilgisi ile mükemmel arkadaşlara  dönüşebiliyorlar .
Yeni gelen köpek eğitim akımlarının  içinde  en popüler ve tercih edileni hepimizin duyduğu  POZITIF TRAINING sistemidir.

NEDİR POZİTİF EĞİTİM ?
Gözardı edilmemesı  gereken  köpek eğiticilerin hakemlerin  ve yetiştiricilerinin  en büyük ortak paydası  köpek sevgisidir. Hepimizin ortak amacı onları  eğitirken minumum cezalandırma kullanılmasıdır . Mümkünsede de hiç . Eğitim Sistemleri oluşturulurken ve eğitime yatkın köpek  yetiştirilirken , sizin şimdiye kadar fark etmediğiniz ufak bir ayrıntının üzerinde duruluyor yüzyıllardır .
  
Nedir bu ayrıntı ? “RETRIEVER”

Retriver : Bir objeyi  sahibine geri  getirmek anlamında kullanılır köpek terminolojisinde .

İlk bakısta hiç bir anlam ifade etmiyor size değil mi ?

              Köpeğinizle  parka gittiniz....
•   Parkta köpeğiniz baska bir köpek  gördü ne yapar ?
•   Genelde parktaki köpeğe doğru koşacak ve onunla oyun oynamaya başlıyacaktır .
•   Bunun çözümü nedir ?
•   Bütün gün evde oturmaktan sıkılmış köpeğimizi cezalandırmak mı olmalı ?
•   Yoksa  köpeğimizi  parkta gördüğü  köpekten  aldığı  oyun zevkinin daha fazlasını köpeğimize sunmak mı ?
•   Bütün Retriever’lar eğer  bilinçli bir sahibi varsa  sahipleri ile  retrieve oyununu  başka hirbirşeye degişmez . Çünkü onlar  adlarını aldıkları  (golden retriever labrador retriever ) ve yüzyıllardır bu amaçla  yetiştirilen at  getir oyununun baş  aktörleridir . ister frizbi yakalasın getirsinler ,ister tenis topu  bu onların  en  severek  yaptıkları iştir...

             Çoğu Retriever sahibi maalesef köpeğinin  ırkındakı bu ufak ama  değerli ayrıntıyı  gözardı ediyor yada bilmiyor.
•   Mesela köpeğinizle oyun parkına gittiniz
•   Parkta köpek gördü  , cezalandırdınız
•   Kedı gördü  kovaladı, cezalandırdınız
•   Kuş  gördü  peşinden koştu , cezalandırdınız
•   Top oynayan  çocukları  gördü peşlerinden  koştu , cezalandırdınız

Nereye kadar  cezalandırabilirisiniz ?
Vicdanınız nereye kadar izin verir buna  ?
  
Yokmu dur bunun başka yolu ?
 
Bir köpegi dikkatini çeken sayısız etkenlere  karsı cezalandırmak yerine  sizinle oynamasının diğer dikkat  dağıtıcı etkenlerden  daha eğlenceli oldugunu sağlayabilirseniz Bundan daha güzel  POZİTİF EĞİTİM olur mu ? Hakemler ve hayvan davranış bilimcileri , köpek eğitmenleri ve yetiştiricileri Pozitif eğitimin temeli olan retriever içgüdüsünü standart hale soktular ve bir cok eğitim sistemlerinin içine omurga olarak yerleştirdiler. Kısacası  koruma köpekleri eğitimlerinde ( schuthunzd ) itaat köpek eğitimlerinde ( companion dog excelent ) arama kurtarma  eğitimlerinde , narkotik ve patlayıcı madde eğitimlerimde  sistemler  retrieve  iç güdüsü ile sağlamlaştırıldı. Hem pozitif bir yol kat edildi hemde eğitimlerdeki başarı en üst seviyelere çıkarıldı .
  
Retriever köpegimiz varsa mükemmel bir arkadaşımız  olabileceği gibi  görev köpeğimizde olabilir. Sizlere parklarda bol eglenceli at- getirmeli  günler diliyorum .En yakın zamanda  at getir oyunu temel kurallarını, itaat egitimindeki  top oyununun  avantajlarını ,  arama -kurtama  ve dedectör köpek eğitim prensiplerinden bahsedeceğim .


VÜCUT DİLİ

Köpeklerde Beden Dili Ve Davranış

Köpeklerin duygularını ifade ederken kullandıkları etkin organları kulak, kuyruk ve ağızdır. Sevinç, korku veya sinirlilik hallerine uygun olarak pozisyon alan bu bedensel araçlar onun ruh halini kolayca anlatır. Ancak bazı durumlarda beden dilinin yanlış yorumlanması da mümkündür. Örneğin bol ve uzun tüylü ırklarda göz, ağız ve kulaklar tüylerle kaplı olduğundan diğer köpekler tarafından kolay kolay görülmez. Bu durum diğer köpekleri endişelenip yanıltabileceği gibi sizin de köpeğinizi anlamanızı zorlaştıracaktır.

Estetik amaçla yapılan operasyonlarda köpeklerin beden dilini anlamanızı zorlaştıran bir diğer unsurdur. Kulaklarının dik görünümlü biçimlendirilmesi ile onun bir yere odaklandığını ve dikkat kesildiğini sanarak yanılabilirsiniz. Ayrıca saf ırklara oranla melez ırklarda beden dilini anlamak daha zordur.

Mutlu olduğu zamanlarda sarkık olan kulaklar, dikkat kesildiği anlarda havaya dikilir. Kuyruk, kulaklar ile birlikte havaya kalkık, bakışlar diğer köpeğe veya objeye odaklanmıştır.

Sinirlendiği anlarda kulakların arkaya doğru yatmış olduğu görülür. Köpek dişlerini gösterirken dudaklardaki titremeler rahatlıkla gözlenebilir. Korktuğu zamanlarda da kulaklar arkaya yatıktır. Ancak kuyruk arka bacakların arasına kıstırılmış olarak durur. Kulakların yatık pozisyonu sinirlilik ve korku durumlarında yanıltıcı olabilir. Bu nedenle hareketleri dikkatli bir şekilde izlenmeli ve doğru yorumlanmalıdır.

Diğer bir köpeğin yanında üstünlük gösteren köpeğinde kulakları ve kuyruğu yukarı kalkıktır. Genellikle diğer köpek geri çekilmiş ve uysal vaziyettedir. Gözler başka yere çevrilmiş kulaklar ve kuyruk aşağıdadır. Sokak köpeklerinde daha sık görülen buna benzer tavır ve davranışlar, köpekler birbiriyle oynarken veya sizinle ilgilenirken de görülebilir.

Bazen köpekleri eğitmek Çin bulmacası çözmek kadar zordur. Köpeğinizi tanımak, eğitmek ve onunla anlaşabilmek için bir çok uğraş vermeniz gerekebilir. Hatta başlangıçta yanlış anlamalar dahi olabilir. Biraz dikkatli bir gözlem sizin kendi köpeğinizi veya yabancı bir köpeği anlayabilmeniz için yeterli olacaktır. Yinede tam olarak mizacını bilmediğiniz bir köpeğe yaklaşırken temkinli davranmalısınız. Çok sakin mizaçlı olmasına karşın kendisine dokunulmasını istemeyen ve tepki gösteren bir köpekle de karşılaşabilirsiniz.

Köpeğinizin eğitimini üstlenmek sorumlu bir köpek sahibi olmanın bir parçasıdır. Onu eğitmek saatlerce peşinizde sizi eğlendirmesi ve ortalıklarda dolaşması demek değildir. Bu sizin ve köpeğiniz arasında doğal ve güzel bir ilişkinin başlangıcıdır.

Köpeklerde davranış problemlerinin giderilmesinde en önemli unsur ona göstermiş olduğunuz sabır ve sevgidir. Ancak ilk adım muhakkak ki hayata köpeğinizin gözleriyle bakabilmek ve onunla aynı dili konuşabilmektir. Aşağıda belirtilmiş olan davranış biçimleri size bir fikir verecektir.

Köpek Vücut Dili

Ben ne dersem o olur ;
Baş yukarda ve kulaklar diktir. Gözler açık ve bir noktada sabittir. Ağız genelde kapalı veya çok az açıktır. Gövde uzun ve gergindir. Boyun tüyleri kabarık olabilir. Kuyruk sert ve düz veya vücudun arkasına doğru kıvrık olabilir. Köpek homurdanabilir ve hırlayabilir. Ya çok küçükken ciddi bir eğitimden geçecek yada onun kuralları ile yaşamayı öğreneceksiniz. Onunla yaşayabilmek için ciddi bir sabra ve iradeye ihtiyaç vardır.

Çok korkuyorum ;
Baş öne eğik, kulaklar aşağıda ve düzdür. Gözleri kısıktır ve karşısındaki köpek ile göz temasından kaçar. Ağız dişleri gösterecek şekilde açık ve geriye doğrudur. Bazen dizler bükülmüş olabileceği gibi aşırı korku durumlarında titreyebilir. Kuyruk bacakların arasına kıvrılmıştır. Patiler terlidir. İdrar sızdırabilir. Daha çok sokakta yaşayan köpeklerde görülen bir durumdur.

Sinirliyim yaklaşma ;
Kulaklar geriye doğru çekiktir. Gözler bir noktada sabitlenmiştir. Ağız dişler görünecek şekilde geriye doğru çekiktir. Hırıltılar çıkarabilir. Vücut yüksek ve gergindir. Boyun tüyleri de kabarmıştır. Kuyruk dik ve kabarıktır. Köpek hırlar veya yüksek sesle havlar. İyi eğitilememiş ve sosyalleştirilmemiş köpeklere özgü bir davranış biçimidir. Evde ve sokakta yaşayan köpeklerde görülebilir. Bu tür köpekler çoğunlukla mutsuzdur.

Çok endişeleniyorum ;
Kulaklar kısmen diktir ve hareket edebilir. Gözler kısık, baş başka tarafa dönüktür. Ağız kapalıdır. Dişler hafif görünür. Patiler terlidir. Vücut gergin ve hafif alçaktır. Kuyruk hafif sarkık olabilir. Belki biraz sızlanabilir. Evde ve sokakta yaşayan köpeklerde görülebilir. Ayrıca yavru köpeklerde sıklıkla rastlanan bir beden dilidir.

Çok merak ettim ;
Kulaklar diktir. Yüz anlamlı ve dikkat kesilmiştir. Yüzde mutluluk gözlenir. Gözler ve ağız açıktır. Vücut rahat, kuyruk dik ve sallantılıdır. Köpek hırlayabilir ve sesler çıkartabilir.
Daha çok evde yaşayan köpeklerde ve tüm yavru köpeklerde gözlenen bir beden dilidir.

Mutluluktan yerimde duramıyorum ;
Kulaklar dik ve rahattır. Gözler açık ve rahattır. Ağız açık ve heyecandan nefes nefesedir. Vücut oldukça hareketlidir. Sürekli bir sağa bir sola atlar ve yerinde duramaz. Kuyruk oldukça hareketlidir. Daha çok evde yaşayan köpeklerde ve tüm yavru köpeklerde gözlenen bir beden dilidir.

Ben çok sakin ve uysalım ;
Kulaklar aşağıya doğru basıktır. Gözler biraz kısıktır. Dudaklar açıktır ve yüzde bir mutluluk ifadesi vardır. Diğer köpek veya insana burun sürter ve yalar. Köpek sırt üstü yere yatmış ve patiler göğüs hizasında yukarıya doğrudur. Daha çok evde yaşayan köpeklerde ve sokakta yaşayıp da bir çeteye mensup olmayan köpeklerde gözlenen beden dilidir.


KÖPEKLERİN PSİKOLOJİSİ
Köpeğin kendi doğasına ters düşen ve herhangi bir amaç taşımaksızın yapılan davranışların sebebi psikolojik problemler olabilmektedir. Bunlardan bazıları, sebebi dış faktörler olsa bile, köpeğin kendi içsel hesaplaşmalarıdır. Buna, anoraksia nevrosa dediğimiz sinirsel sebeplere dayalı iştahsızlık, depresyon, demoralizasyon ve sebepsiz kaşınmadan tutun, kuyruk yemeye kadar varan obsessif - kompulsif davranışlar örnek gösterilebilir. Bunlar genellikle insan - köpek ilişkisini doğrudan etkilemezler. Ancak bu ilişkiyi doğrudan etkileyen bozukluklar vardır ki, bunun en tipik örneği agresif (saldırgan) davranışlardır ve köpeğin anksiyetesi (gerginliği) dışarıya yönelmiştir. Bunların tamamı tedavi gerektiren psikolojik problemlerdir.
Öncelikle şu soruyu cevaplandırmalıyız: Köpekte problem olarak nitelendirdiğimiz husus gerçekten köpeğin problemi mi,yoksa bizim problemimiz midir? Aslında ortaya çıkan davranış problemlerinin önemli bir bölümü, köpek tarafından normal olan davranışların, insanlar tarafından anormal olarak algılanmasıdır. Bizler hayvanlardan, bizim gibi hareket etmelerini ve bizim monoton hayat düzenimize uymalarını bekleriz.
 

   Tabii ki, evcilleştirmeyle birlikte, köpekler de kendi yetenekleri doğrultusunda bize uymaya çalışmışlardır. Ancak, bazen bizim isteklerimiz çok abartılı olabilmektedir. Maalesef, köpek için tamamen normal olan birçok davranış insan - köpek ilişkisine zarar verecek boyutlardadır. Örneğin; köpeğin evde liderlik iddiasında bulunması, köpeğin içgüdülerine ters düşmeyen, son derece normal bir davranıştır. Bu tür davranışlar, köpek açısından davranış bozukluğu olmasa da, köpeğin insanla beraber yaşamına olumsuz etki ettiği için, istenmeyen davranış sınıfına girer ve bunların giderilmesinde de psikolojinin tedavi yöntemleri uygulanır.
Bazı istenmeyen davranışlar, sadece basit bir nedenden dolayı oluşmaktadır. Örneğin; küçük bir oda içinde sürekli olarak havlayan bir köpek, geniş bir bahçe içine konulsa havlamayacaktır. Bunu da davranış problemi olarak nitelendirebilir miyiz?
Örneğin; yalnızlık endişesi diye adlandırılan problem nedeniyle, akşam eve geldiğimiz zaman birçok kıymetli eşyamızı köpeğimiz tarafından parçalanmış olarak bulabiliriz. Bir vakamda bunun sebebini bulmakta epey zorluk çekmiştim. Ama olayı iyice incelediğimde, bu problemin sebebinin çok komik ve basit olduğunu buldum. Köpeğin böyle davranmasının tek nedeni, gündüz vakti üst kattaki çocuğun oynadığı atariden çıkan acayip seslerdi. Hayvan bu seslerden dolayı gerginleşiyor ve gerginliğini bu şekilde çözüyordu. Eğer hayvana huzurlu bir ortam sağlayamamışsak ve havyan korkusundan dolayı bu tür davranışlarda bulunuyorsa, bu davranışı anormal diye nitelendirmeden evvel biraz düşünmemiz gerekmiyor mu?
 

8  Genel / Bakım / bakım programları : Şubat 16, 2008, 12:03:00 ÖS
KÖPEK BAKIMI
Her canlı gibi köpeklerin de özel bir bakıma ihtiyaçları vardır. Bu özel bakımları yapılamayan köpekler sonradan giderilmesi imkansız bazı sağlık problemleri ile mücadele etmek zorunda kalabilirler.
Eğer bir köpek almayı düşünüyorsanız veya zaten köpek sahibi iseniz, köpeğinizin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için sayısı pek fazla olmayan ve alışkanlık haline getirdiğinizde size de çok kolay gelecek birkaç basit uygulama ile bakımını daha rahatlıkla yapabilirsiniz. Bu arada sokak köpekleri nasıl sağlıklı kalabiliyor gibi sorular da aklımıza gelebilir. Unutmayalım ki sokakta doğan yirmi köpekten doğa şartlarına uyum gösterip hastalıklardan kurtulabilen ve bir de üstüne üstlük itlafçılara teslim olmayan ancak biri veya ikisidir sağlam -sağlıklı değil- olarak görebildiklerimiz.
Köpek bakımını kronolojik bir sıralamayla vermeye çalışacağız.
 0.-30. GÜN
Bu dönemde yavrunun gerekli tüm bakımını anne yerine getireceğinden, sizin anneye sıcak ve temiz bir yuva ile kalsiyumdan zengin kaliteli gıdalar sunmaktan başka yapabileceğiniz bir şey yoktur.
Yavrular üç haftalık olduklarında ilk parazit kontrolleri yapılmalı ve meme emerken anneye zarar vermemesi için tırnakları kısaltılmalıdır. Yavrular yıkanmamalı, kuru şampuanlarla temizlenmelidir. Bu dönem içerisinde kuyruğu kesilecek ırkların kuyrukları kesilebilir.
30.GÜN-16.HAFTA
Bu dönem yoğun olarak aşılamalar ile geçecektir. Veteriner Hekimin uygun göreceği tarihlerde 6-8 haftalıktan başlamak üzere çeşitli hastalıklara karşı yavru köpekler aşılanırlar. aşılama programına başlamadan önce paraziter mücadele yine Veteriner Hekimin kontrolünde yapılacaktır.
Yavruların yaklaşık 45. günden itibaren anne sütünden kesildikleri bu dönemde köpeğinize yiyeceklerini 3-4 öğünde vermelisiniz. Burada köpeğinize uygulanacak gıda rejimi konusunda Veteriner Hekim'inize danışmanızda fayda vardır.
Yavru köpeğin eğitimine de bu dönemde başlamalısınız. Eğitim konusunda ne kadar başarılı olabileceğinizi ona çişini ve kakasını nereye yapabileceğini öğreterek görebilirsiniz.
4.-6. AY
Bu iki aylık sürede köpeğinizin süt dişleri dökülüp yerine kalıcı dişleri gelecektir. Diş bakımına başlamanız ve köpeğinizin dişlerini faırçalatmasına alıştırmanız için en uygun dönemdir.
Her gün tüylerin fırçalanmasına ve yirmi günde bir Veteriner Hekiminizin de uygun göreceği bir şampuanla yıkanmasına başlanmalıdır. Köpeğinizi yıkarken kulaklarını vazelinli bir pamukla kapatmalı, yıkama işlemi bittikten sonra iyice kurulamalı ve fırçalamalısınız. Her banyodan sonra kulaklar antiseptikli kulak yıkama solusyonu ile temizlenmelidir.
Köpeğiniz altı aylık oluncaya kadar günde üç öğün gıda yemelidir.
6.-12.AY
Bu dönemde köpeğinizin öğünlerini ikiye düşürebilirsiniz, dişleri tamamlandı diye kemik -özellikle de tavuk kemiği- vermekten kaçının. Günde iki kez de tuvalet ve oyun amaçlı dışarıya çıkarmalısınız.
Dişiler ilk kızgınlık kanamalarını bu dönem içerisinde gösterirler. Erkeklerde ise çiftleşme davranışları çoktan başlamıştır. Bu içgüdüsel davranışlarından dolayı onlara kötü davranmayın, olayı önemsemeyin, başka oyunlara yöneltin.
12.AY ve SONRASI
Artık köpeğiniz büyük oranda vücut gelişimini tamamlamıştır. Günde bir öğün yemek yeterli olmakla birlikte günlük tüketmesi gereken mama miktarını, sabah akşam olmak üzere iki seferde verebilirsiniz.
Bir yaş ve sonrası köpeklerin bakımları ise şu şekilde olmalıdır.
GÜNLÜK BAKIM
Günde bir-iki öğün yemek verilir. Kemik vermekten kaçınmalıdır. Günde iki kez dışarı çıkartılır. Her gün tüy yapısına uygun bir fırça ile fırçalanmalıdır.
HAFTALIK BAKIM
Haftada iki kez dişleri fırçalanır, kulakları antiseptikli yıkama solusyonu ile temizlenir, gözlerine 1-2 kez göz bakım losyonu damlatılır.
AYLIK BAKIM
Ayda bir kez uygun bir köpek şampuanı ile yıkanabilir, fazla uzamış tüyleri düzelttirilebilir, tırnakları kısaltılabilir.
ALTI AYLIK BAKIM
Her dört-altı ayda bir iç ve dış parazit mücadelesi veya gaita muayenesi yapılır. Tüy uzamasının durumuna göre dört-altı ayda bir traş edilmeli, kulakları ve anal keseleri deneyimli bir kişi tarafından temizlenmelidir.
YILLIK BAKIM
Yılda bir kez Veteriner Hekimin uygun göreceği karma ve kuduz aşıları ile genel muayenesi yapılmalıdır.
Bu tür bakımların dışında köpeğinizde iştahsızlık, kilo kaybı, kusma, ishal, deri problemleri, öksürme veya davranış bozuklukları gözlemlediğinizde derhal Veteriner Hekim'e başvurmalısınız.

Her canlı varlık gibi köpekler de, yaşamlarını sağlıklı sürdürebilmek için, belirli ortam ve koşullara gereksinme duyar. Barındıkları yerin sağlıklı yaşamalarına elverişli olup olmadığından tutun, gereksindikleri besin türü ve oranının karşılanıp karşılanmaması, temizlik ve bakımlarının yapılıp yapılmaması, hareket etme ve dolaşma olanağı bulup bulmamalarına değin pek çok etken, sağlıkları üzerinde etkiler yaratır. Her ne kadar dış koşullardan etkilenmeyen kişiler için “it gibidir, ona bir şey olmaz!” derlerse de, köpekler, özenli bakım isteyen nazik varlıklardır. Barındırılmaları, beslenmeleri, bakım ve temizlikleriyle diğer gereksinimlerinin karşılanmasında titiz davranılmalıdır. Küçük ihmaller, önemsiz gibi görünen savsaklamalar, bilgisizlikten doğan yanlış uygulamalar, köpek sahibinin büyük çaba ve emekle bile gideremeyeceği sakıncaların kaynağı olabilir.  Bu nedenle, köpek bakımında ve onların sağlıkla yaşamalarında büyük önem taşıyan temel konulardan “barınma ve beslenme” üzerinde ayrıntılarıyla durmaya çalıştık. Şimdi de, büyük önem taşıyan diğer bir konuya, köpeğin bakımına değineceğiz.
KÖPEĞİN VÜCUT BAKIMI, TEMİZLİĞİ VE EGZERSİZLERİ
Bakım, köpeğin sağlığını ve iş verimini olduğu kadar, görünümünü ve güzelliğini de etkiler. Bakımı gereğince yapılan köpek, kendini daha ilk bakışta belli eder. Tüylerinin parlaklığı ve düzeninden, hareketlerinin canlılığına, bakışlarındaki dikkat ve zekadan, davranışlarındaki güven ve uyuma değin her şey bunu yansıtır. Hepsinden önemlisi, bakılan köpek sevilen köpek demektir, değer verilen köpek demektir. Bu ise, bir köpeğin yetiştirilmesinde besin kadar önemli bir öğedir. Köpek bakımı belirli başlıklar altında toplanabilir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
1. Tüylerin ve Derinin Bakımı:
Köpek postlu bir hayvandır. Bu post, onun dış etkilere karşı korunmasını sağladığı gibi görünümünü güzelleştiren bir değer de taşır. Köpeklerin bir bölümünün tüyleri kısa, bir bölümünün orta uzunlukta, bir bölümünün ise oldukça uzundur. Doğal olarak uzun tüylü türler, daha büyük ve özenli bir bakım gerektirir. Özellikle tüy değiştirme zamanı olan ilkbahar, ve sonbahar süresince, bu iş daha büyük bir önem kazanır. Gerekli bakım yapılmadığı takdirde, köpeğin yaşadığı tüm çevre tüy döküntüleriyle dolar. Bu ise insanların sağlığı açısından büyük sakıncalar içerir. Köpek için ise başka açıdan önem taşır.
Fırçalanmayan ve bakılmayan tüyler, köpeği rahatsız eder, kaşındırır. Onları kendi çabasıyla düşürmeye çalışır. Bu ise yaralanmasına, cildinin çizilmesine ve mikrop kapmasına yol açabilir. Bazı deri hastalıkları ortaya çıkabilir. Bütün bu sakıncaları önlemek, köpeğin sağlıklı bir cilde ve tüylere sahip olmasını sağlamak için, normal zamanlarda günaşırı, tüy dökümü süresince günde bir kez fırçalamak yararlı ve gereklidir. Ancak, derinin bu devre içinde son derece hassaslaştığı unutulmamalı, sert kıllı fırçalar kullanmaktan kaçınılmalıdır.
Köpeğin özel bakım gerektiren bir tür olmadığı durumlarda, genel olarak şöyle bir yol izlenebilir. Tüylerin fırçalanmasına baş üstünden başlanılır ve orta sertlikteki kıl fırça ile hayvanın gerisine doğru sıkıca sıvazlanarak taranır. Sırt bölgesinin taranması bitince, göğüs yöresi ve köpeğin yanları aşağıya doğru ayaklara varıncaya değin düzenli sıralar halinde fırçalanır. Bundan sonra kıllar çıkış yönünün tersine, bir kez daha fırçalanır. Bu tarayış, kıl diplerini güçlendirdiği, deriye masaj yerine geçtiği gibi, kıl diplerine yerleşmiş bulunan toz ve zararlı maddeleri de kabartır. Bundan sonra, yeniden düzgün yönde bir fırçalama ile tüy bakımının birinci aşaması bitirilir.
Islatıldıktan sonra sıkılarak suyu iyice alınan pamuklu bir bez parçası, eski bir fanila ile köpeğin tüyleri çıkış yönünde bastırılarak silinir. Göğüs, karın, bacak ve bacak araları iyice temizlenir. Bu arada deri iyice araştırılarak, kene, pire gibi zararlıların bulunup bulunmadığına bakılır. Eğer görülürse önlemleri alınır.
Kısa Tüylü Köpeklerin Taranması: Kısa tüylü köpeklerin taranmasında kısa ve yumuşak kıllı fırçalardan yararlanılır. Sert ve uzun kıllı fırçalar kullanım bakımından elverişsiz olduğu gibi, köpeğin derisini de çizebilir. Bundan sonra tüylerin çıkış yönüne doğru yapılan fırçalanmayla bütün toz ve pislikler atılır. Köpeğin tüyleri düzenli, parlak ve sağlıklı bir görünüm kazanır.
Uzun Tüylü Köpeklerin Taranması: Uzun tüylü köpeklerin taranmasında, uzun ve sert kıllı fırçalardan yararlanılır. Böylece sık ve uzun tüylerin arasına girip onları temizlemek ve havalandırmak, düzen vermek mümkün olur. Bu amaçla, dişleri aralıklı taraklardan, tel fırçalardan da yararlanılabilir. Özellikle Kaniş gibi tüyleri kıvırcık ve sert olan türlerin tüy bakımında böyle taraklar ve tel fırçalar gereklidir.
2. Dişlerin Bakımı:
Genç ve sağlıklı köpeklerin dişleri beyaz, parlak ve diş taşlarından arınmıştır. Diş sağlığının, yaşla olduğu kadar beslenme ve bakımla da büyük ilişkisi vardır. Gelişme çağlarında kalsiyum gereksinimi yeterince karşılanan köpeklerin dişleri güçlü ve sağlam olur. Erişkin olduğunda, gevrek, iri sığır kemiği verilen köpeklerin dişlerinde diş taşları oluşamaz ve dişler aşınmalara karşı direnç kazanır.
Dişlerdeki renk sararması, kötü ağız kokuları her zaman diş taşlarından ileri gelmez. Kimi kere bunların nedeni sindirim bozukluklarıdır. Dişlerde görülen önemli arızalar ve diş taşları için mutlaka bir veteriner doktora gitmek gerekir. Ancak, kirli ve sararmış dişler, sertçe bir bezi limon suyuna batırarak silmek veya hidrojen perokside batırılmış bezle oymak suretiyle temizlenip beyazlatılabilir. Dişleri temizlemek amacıyla, kullandığımız türde diş fırçalarından da yararlanmak mümkündür.
3. Göz ve Kulak Temizliği:
Sağlıklı bir köpeğin gözü temiz, parlak ve canlıdır. Çapaklı, donuk ve kanlı gözler sağlıksızlık belirtisidir. Köpeklerde göz temizliğine özen göstermek, çapaklanma ve kanlanma olduğunda, asit borikli suya batırılmış bir pamukla gözleri silip temizlemek gerekir. Çoğunlukla üşütmeden ileri gelen çapaklanmalarda Camomile ve Borasit solüsyonlarının kullanılması yarar Sağlar. Aşırı ve inatçı olaylarda veteriner doktora başvurulmalıdır.
Kulaklar, köpeklerin önemli olduğu kadar duyarlı ve hastalıklara açık bir organıdır. Köpeğin tüylerinin fırçalanması sırasında kulaklar bilhassa incelenmeli kulağın içine doğru giden kıllar dışa doğru taranmalıdır. Köpeklerin kulaklarında, havadaki tozların kulak içlerine girmesini önleyen bir nemlilik vardır. Bunu, kulakta bulunan salgı bezleri sağlar. Böylece kulak kepçesinde tutulan kirler, duyarlı bölgelere girme olanağı bulamazlar. Ancak bunların kulak kepçesinde de fazla oranda birikmesi hastalıklara yol açar, sakıncalar doğurur. Bunların, asit borikli Suyla hafifçe ıslatılmış veya zeytinyağı ile nemlendirilmiş bir pamuk parçasıyla gerektikçe temizlenmesi zorunludur. Ancak bu temizleme sırasında büyük özen gösterilmeli kulak iç
Kulak kepçelerinde biriken kirlerin temizlenmesi, kulak sağlığı konusunda ilerde doğabilecek sorunların önüne geçer.
Kulakta görülebilecek akıntılarda dikkatli olunmalı, böyle durumla karşılaşıldığında zaman yitirilmeksizin veterinere başvurulmalıdır. Çünkü bu belirti, önemli bazı hastalıkların habercisi olarak görülebilmektedir.
4. Ayak ve Tırnakların Bakımı:
Özellikle ev dışında yaşayan, av gibi yürüyüş gerektiren görevler yüklenmiş bulunan köpeklerin ayaklarında aşınmalar, yaralanmalar, çizilmeler, tırnak kırılmaları görülebilmektedir. Bu nedenle, yapılan bakım sırasında ayaklar da gözden geçinilmeli, hayvana rahatsızlık veren bir durum olup olmadığı araştırılmalıdır.
Ayak ve tırnaklar bu iş için kullanıma elverişli bir fırça ile fırçalanmalı, eğer varsa, tırnak arasına sıkışmış olan kurumuş çamur parçaları, toz ve kinler temizlenmelidir. Dolaşılan yerlerde bulunan keskin kenarlı kayalar veya kırık cam parçaları, köpeğin taban yastıklarında derin kesiklere neden
Tırnaklarda kırılmalar olabilir, taban yastıklarına kıymık, diken batabilir. Bu gibi durumların bakım ve tedavisi anında yapılmalı, kesik, çizik ve tırnak yaralarının ihmal edildiğinde bazen büyük sorunlar çıkartabileceği unutulmamalıdır.
Kırılan tırnaklar gibi aşırı uzayan tırnaklar da bakım gerektirir. Normalden fazla uzayan tırnaklar kimi kere kıvrılarak köpeğin etme batar ve iltihaplanmalara yol açar. Kimi kere ise, sağa sola takılarak köpeği rahatsız eder ve sonunda kötü bir biçimde kırılır. Bütün bu nedenlerle zaman zaman köpeğin tırnağını kesmek gerekir. Köpeğin tırnağı, ya bu iş için özel olarak yapılmış bulunan Papağan Gagası adıyla anılan özel bir makasla, ya da manikür takımlarında bulunan herhangi bir tırnak pensi ile kesilebilir.
Tırnak kesilmesi,düşünüldüğü kadar basit bir iş değildir. Yanlış ve hatalı kesim büyük sorunlar yaratabilir. Tırnağın kesim sırasında fazla derin alınması kanamalara ve iltihaplanmalara yol açar. Resimdeki kesime dikkat ediniz. Tırnak, fazla derine gitmeden ve tırnak ucu kütleştirilmeden kesilmektedir. Pürüzlü ve kırık tırnakları törpülemek gerekir. Bu amaçla bildiğimiz tırnak törpüleri kullanılır. Törpülemenin, tırnağın çıkış yönünde olması gerekir. Ters yöne doğru yapılan törpüleme tırnak köklerini zedeler ve iltihaplandırır.
Bakımlı ve sağlıklı bir köpeğin ayaklarında, tırnaklar arasında yabancı herhangi bir madde bulunmaz. Tırnaklar bakımlı ve düzgündür. Uzamış, çatlamış, kırılmış tırnak yoktur. Taban yastıkları bakımlıdır, kesikler, yaralar ve kabuklanmalar görülmez.
5. Yıkama ve Temizleme.
Köpeklerin cilt dokusu, insanlarınkine oranla çok değişiktir. Köpeklerin ter bezleri yoktur. Yani terlemezler. Köpeğin derisi insanınki gibi hava almaya elverişli yapıda da değildir. Buna karşın köpek zengin sayılabilecek yağ dokusuna sahiptir. Bu yağ bezleri deriyi yumuşak ve dirençli kılan. Köpekleri, koktukları gerekçesiyle sık ve aşırı yıkayanlar, onların sağlığıyla oynar. Köpek, zorunluluk olmadıkça yıkanmamalıdır. Yıkanması gerektiğinde, bu sıcak yaz aylarına rastlatılmalıdır ya da çok iyi kurulanmasına özen gösterilmelidir. Aşırı yıkama derideki yağların yitirilmesine, derinin kuruyarak çatlamasına, tüylerin canlılığını kaybetmesine yol açar. Soğuk havalarda, özellikle ev dışında barındırılan köpeklerin yıkanması şiddetli soğuk algınlıklarına neden olabilmektedir.
Köpek, sağlığı açısından gerekli olduğunda veya sıcak yaz aylarında sı olmamak koşuluyla yıkanabilir. Köpeğin yıkanmasında bazı noktalara dikkat edilmelidir. Köpeğin yıkama suyu veya soğuk olmamalı, 35 C0 dolaylarında bulun malıdır. Köpeğin yıkanmasında kullanılacak şampuan, içinde yağ ihtiva etmelidir.
Kulaklara su kaçmaması için, birer parça pamukla kulakların kapatılması yerinde bir önlemdir. Çünkü, kulağa kaçan su büyük sakıncalar doğurur. Yıkanacak köpek, bir banyo küvetine, genişçe bir lavaboya veya leğene yerleştirilir. Baş kısmı hariç tüm gövde güzelce ıslatıldıktan sonra şampuan dökülerek köpürtülür ve bu köpükler, başın dışında bütün vücuda yayılır. Parmaklarla köpeğin vücuduna masaj yapılarak kirler kabartılır. Daha sonra, bu köpükler tümüyle temizleninceye, tüyler arasında sabun zerrelerinin kalmadığına emin olununcaya değin, uygun sıcaklıktaki suyla yıkanır. Bu arada, bir sünger ıslatılıp iyice sıkıldıktan sonra, köpeğin başı, yüzü, ağzının çevresi, gözlerin etrafı iyice silinip temizlenir. Bundan sonra köpek, yıkanılan yerden bir havluyla alınır. ılık, rüzgarsız, hava cereyanı olmayan bir yerde, eğer varsa elektrikli kurutma makinesi ile, yoksa havlu ile mümkün olduğunca kurulanır. Tüyler çıkış yönünde taranıp fırçalanır.
 
Eğer hava soğuksa, vücuttaki rutubet tamamıyla gidinceye kadar ev içinde tutulur. Hava güneşli ve sıcaksa, serbest bırakılarak, hareket hainde iken tüylenin kuruması ve güneşlenmesi için olanak tanınır. Ağız çevresinde uzun tüylere sahip olan köpekler, yemek sırasında bunarı kirletir. Böyle özellik taşıyan köpeklerin ağız yöresindeki tüyler, suyu sıkılmış ıslak bez veya süngerle temizlenebilir.
Köpeklerin sık sık yıkanması, yukarda belirttiğimiz gibi, türlü sakıncalar doğurur. Bu nedenle, köpeğin temizliğinde başka yöntemler de uygulanır. Bu amaçla testere talaşı denilen çok ince tahta talaşından yararlanılır. Toz halindeki bu talaş, köpeğin kıllarının arasına avuç avuç dökülerek tüylerle birlikte iyice ovuşturulur. Daha sonra, bunları dökmek için köpeğin tüyleri fırçalanır. Küçük yapılı, uzun ve seyrek tüylü, beyaz renkli bazı köpekler, beyaz tebeşir pudrası ile temizlenmekte iseler de, bu işlem tebeşir tozlarının çevreye dağılması nedeniyle pek pratik değildir.
6. Köpeğin Gezdirilmesi ve Egzersizleri:
 Bütün köpekler, türden türe süresi ve niteliği değişmekle birlikte, hareket etme ve egzersiz yapma gereksinimi duyar. Sürekli olarak evde yaşayan, narin yapılı bir süs köpeği, bile, bu gereksinimi yeterince sağlanmazsa, normal halini, hareketliliğini, neşesini ve bazen de sağlığını yitirir. Bu tür köpeklerin zaman zaman bahçeye çıkartılarak gezdirilmesi gerekir. Onların sağı solu dolaşmaları, öteyi beriyi koklamaları içgüdülerini canlı tutmaya, türlerine özgü koklama ve işitme duyularını doğal ortam içinde sınayarak özgüvenlerini kazanmalarına yarar. Bununla birlikte, böyle narin türlerin, fazla alışık olmadıkları dış ortamda uzun süre bırakılmaları, elverişsiz havalarda çıkartılmaları sağlıkları üzerinde iyi etki bırakmaz.
İri yapılı köpeklerin, bilhassa özel amaçlarla eğitilip çalıştırılan görev köpeklerinin bu gereksinimi çok daha fazladır. Bunlar, açık havada koşma, serbest kalma, eğitildikleri alanda egzersiz yapma gereksinimi duyarlar. Yarış köpekleri, av köpekleri, koruma ve bekçi köpekleri, çoban köpekleri uzun süre etkinlikten uzak ve hareketsiz bırakılmamalıdır. içgüdüsel tepkilerini doyurmak, eğitildikleri alandaki beceri ve yeteneklerini körleştirmemek için, sık sık uygun yörelere götürülerek serbest bırakılmalı. egzersiz ve antrenman yaptırılmalıdır.

9  Genel / Bakım / yavru bakımı : Şubat 16, 2008, 12:01:20 ÖS
YAVRU BAKIMI

Genel Bilgi..
Köpeğiniz ilk kez eve geldiğinde, korkak ve huzursuz davranışlar sergileyebilir. Bu davranış biçimi, annesinden ve kardeşlerinden ayrılmasından kaynaklanır. Diğer bir nedeni de ev ortamının ona yabancı olmasıdır. Bunları normal olarak karşılamalı ve ona sevgi içinde yaklaşmalısınız. Evdeki ilk günlerinde çevresini tanıyıp bu yeni ortamına alışmasına imkan vermelisiniz. Onunla oyunlar oynayarak bu tedirginliklerinden kurtulmasını ve size alışmasını sağlayabilirsiniz.

Yavru Köpek Bakımında Püf Noktaları
Yüksek sesler, kalabalık ve çocukların onu sevmek için yakalamaya çalışmaları gibi faktörler ilk günlerde köpeğinizin korkmasına neden olabilir.
Köpeğinize evde sıcak ve hava cereyanından uzak bir yaşama alanı sağlayınız. Köpeğiniz bu alanı uyumak ve dinlenmek için kullanacak ve burada kendini güvende hissedecektir. Bu alan bir kapısı olan kapalı bir kutu ya da yuva olabilir. Bunun dışında yere koyacağınız onun boyutlarına uygun bir yatak ya da sepet de olabilir.
Yavru bir köpek günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirir. Hatta bazen deyim yerindeyse “ölü gibi uyur”. Çünkü uyku da yavru için büyük bir gereksinimdir. Bazen köpek sahipleri bu durumdan telaşlanıp köpeğinin hasta olduğunu zanneder. Ancak endişe etmeyin. Bu durum yavru köpekler için çok normaldir.
Köpeğinizi yerinden zorla çıkarmaya çalışmayın. Eğer orada kalmak istiyorsa bırakın kalsın. Kendi istediği zaman zaten çıkacaktır. Çocukların onu orda sıkıştırmasına ve kızdırmasına izin vermeyin.
İlk günlerde bütün evi kullanmasına izin vermeyin. Hem ortama yabancı olduğundan hem de ev ona başlangıçta büyük bir alan geleceğinden korkacaktır. Aynı zamanda bu olay tuvalet eğitimi açısından da yanlış bir davranıştır.
Köpeğize evinizi, sizin gözetiminiz altında yavaş yavaş tanıtmalısınız. Kullanmasını istemediğiniz alanları ( yatak odanız, mutfak…) ona öğretmelisiniz.
Evde yanlış bir davranış yaptığında biri ona kızdıysa, diğer bir kişi gidip onu sevmemeli ve onunla ilgilenmemelidir. Çünkü bu davranış köpeğinizin gelecekte kızan kişinin sözünü dinlememesine ve şımarmasına neden olacaktır. Şımarık bir köpek söz dinlemez ve kendi kafasına buyruk yaşar. Böyle bir şeyle karşılaşmak istemiyorsanız daha ilk günlerden tedbirinizi almalı, köpeğinize ondan üstün olduğunuzu, onun sahibi olduğunuzu ve sözünüzü dinlemesi gerektiğini hissettirmelisiniz.

Yavru Köpekde Öğrenme
Köpeklerde öğrenme tekrarlarla gerçekleşir. Öncelikle dağarcıklarında bulunan (daha önce öğrendiği) davranışları uygularlar. Bu davranışlar amaçlarına ulaşmaya yeterli gelmezse değişik yollar denerler. Denemeler ve yanılmalardan sonra doğru davranışı bulurlar. Yani ödülü elde ederler. Aynı davranışı her tekrar ettiğinde ödüle ulaşıyorsa, bu davranış köpeğinizin dağarcığına gittikçe yerleşir ve aynı uyaran etki olduğu müddetçe benzeri davranışları sergiler. Yani bu tepki öğrenilmiş olur.
Köpeklerde bir diğer öğrenme yöntemi ise şartlı reflekstir. Örnek vermek gerekirse; mama verilmeden önce her zaman “mama vakti” diye sesleniliyorsa, konuşma esnasında kullanılacak bir mama kelimesi kendisine yemek verileceğini zannetmesine neden olur. Dışarıya çıkmak için sahibinin mantosunu giydiğini gören köpeğin, sahibine karşı sevgi gösterilerinde bulunması da başka bir şartlı refleks örneğidir. Bunun nedeni, mantonun giyilmesi ile dolaşmaya çıkarılacağını ilişkilendirmesidir.

Yavru Köpekde Ödüllendirme
Ödül, köpeğinizin nasıl davranması gerektiğini öğrenmesinde ve davranış şeklinde istediğiniz değişiklikleri gerçekleştirmenizde en büyük yardımcınızdır. Köpeğinizin hoşuna giden herhangi birşey ödül olabilir. Yiyecek, okşanma, sıcak bir sevgi gösterisi, “aferin” gibi belirli bir kelime, dışarı çıkarma v.b … Bunlar köpeğinizi doğru davranışları yapma konusunda teşvik eder.
Köpeğinizin sahip olduğu davranışların çoğu teşvik edilmenin sonucunda şekillenir. Ödül ya da teşvik, yapılan davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını arttırır. Aynı zamanda hızlı bir şekilde öğrenmeyi sağlar.
Ödüllendirmenin zamanı da önemli bir konudur. Köpeğiniz hoşunuza giden bir davranışı gerçekleştirdiğinde, onu zaman geçirmeden o anda ödüllendirmelisiniz. Köpekler sürekli hareket halinde olan canlılardır. Bu yüzden geç yapılan bir ödüllendirme, onun hangi davranışı için ödüllendirildiğini anlamasını güçleştirecektir. Ödüllendirdiğiniz anda köpeğiniz ne yapıyorsa teşvik ettiğiniz davranış da o olur. Örneğin; köpeğinize oturmayı öğrettiğinizi düşünelim. Köpeğiniz oturduğunda ödüllendirmek için ayağa kalkmasını bekleyip ödülünü verirseniz, onun oturmasını değil ayağa kalkmasını ödüllendirmiş olursunuz. Özellikle tuvalet ve otur kalk eğitiminde, ödül en büyük yardımcınız olacaktır.
Aslında bu işin mantığı çok basittir. “Köpeğiniz hoşunuza giden bir şey yaptığında siz de onun hoşuna giden bir şey yapın”.

Yavru Köpekde Cezalandırma
Yavru bir köpeğin elbette birtakım yaramazlıkları olacaktır. Bu istenmeyen davranışların bir daha tekrarlanmaması için genel olarak, cezalandırma yada yüksek sesle ikaz etme yöntemlerine başvurulur.
Bu noktada en önemli şey, dozu iyi ayarlamaktır. Eğer çok sert bir cezalandırma yöntemi (aç bırakmak, dövmek yada karanlık bir odaya kapatmak gibi) izlenecek olursa, köpeğiniz hayatı boyunca sizden hep korkacak ve bu yüzden sözünüzü dinleyecektir. Bu da sevgiden çok korkuya dayalı bir itaat anlamına gelir. Bu nedenle köpeğinize fiziksel ceza vermekten kaçının. Hata yapmasını ufak tefek tedbirler alarak engelleyin. Ses tonunuzda yapacağınız birtakım ufak değişikliklerle onun üzerinde hakimiyet kurun.
Yapılacak en güzel şey, daha ilk günlerden başlayarak köpeğinize “HAYIR” kelimesinin anlamını en iyi ve doğru biçimde öğretmek olacaktır. Bu şekilde köpeğinizle birlikte çok daha kolay ve rahat bir yaşam sürdürebilirsiniz.

Yavru Köpekde Egzersiz
Köpeklerde enerji ihtiyacı ve yem tüketimi aktivite, yaş ve çevre ısısına bağlı olarak değişir. Köpeğinize, enerjisini sarfedecek aktiviteyi gerçekleştirmesi için yeterli egzersiz imkanı sağlamalısınız.
Yavru köpekler çok hareketli olduklarından dolayı bol egzersize gereksinim duyarlar. Egzersiz ihtiyacı yaş kadar köpeğinizin ırkı ile de alakalıdır. Örnek vermek gerekirse, bir av köpeğinin günlük egzersiz ihtiyacı bir Terier’e göre çok daha fazladır. Köpeğinizin ırk özelliklerini inceleyerek onun egzersiz gereksinimini daha iyi anlayabilirsiniz. Ancak köpeğiniz hangi ırk olursa olsun günlük kısa yürüyüşler tüm köpekler için şarttır.
Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim süreci ve kemik gelişimi daha uzun sürede tamamlandığından egzersizler sınırlı tutulmalıdır. Çok uzun koşular, yüksek yerlerden atlamalar ve ağır egzersizler kemik gelişimi tamamlanıncaya kadar yaptırılmamalıdır.

Yavru Köpekde Tüy Bakımı ve Fırçalama
Tüy bakımı köpeklerde üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Çünkü yılda en az iki kez olmak üzere tüy değiştirirler. Bahçede yaşayanlarda bu genellikle ilkbahar ve sonbahar civarında daha yoğun dökülme şeklindedir ve daha kısa sürer. Fakat evde yaşayanlarda bütün yıla yayılarak devam eder.
Eğer bir beslenme bozukluğu, hastalık veya lokal bir açılma yoksa bu tüy değiştirme olarak adlandırılır. Sizin yapmanız gereken onu hergün hatta yoğun tüy değiştirme zamanlarında sabah akşam olmak üzere iki defa fırçalamaktır. Bu işlem için en uygun olanı tel fırçalar veya eldiven gibi ele geçirilebilen çeşitli tipteki plastik fırçalardır.
Yavru köpeğinizi fırçalamaya ne kadar erken alıştırırsanız ileride o da siz de rahat edersiniz. Çünkü fırçalama genel bakım için beslenme kadar önemli bir işlemdir. Fırçalama yaparken köpeğiniz üzerinde gerekli olan günlük kontrolleri de uygulamış olursunuz. Bu bilhassa deri problemlerine yatkın olan ırklarda sorunu erken tespit etmek bakımından önemlidir.
Fırçalama yaparken bilhassa ele geçirilebilen fırça tipleriyle aynı zamanda deriye masaj yapıp kan dolaşımını da uyarmış olursunuz.

Yavru Köpekde Banyo

Sanıldığı gibi köpekler kolay kolay kokmaz ve sık yıkamak daha iyi temizlik anlamına gelmez. Çünkü köpeklerde ter bezleri yoktur. Yani köpekler patileri dışında terlemezler. Dolayısıyla tere bağlı koku oluşmayacağından bizim gibi sık olarak yıkanmaya ihtiyaç duymazlar.

Sık yıkandığında derinin Ph değeri değişir ve aslında koruyucu olan derinin üzerindeki yağımsı tabaka kaybolur, köpeğiniz mantar ve uyuz gibi hastalıklara daha duyarlı hale gelebilir. Genellikle aşılama döneminde doktorunuz yıkamaya zaten izin vermez. Daha sonrasında ise eğer deride medikal bir problem yoksa, ama yıkamak istiyorsanız ayda bir kez yıkama önerilir. Çoğu tüylü köpek sadece fırçalamakla temizlenebilir.

Yıkayacağınız zaman onu önce ılık suyla ıslatmalısınız. Bu işlem için genellikle bir küvet tavsiye edilir. Küvetin altına onun kaymayacağı paspas şeklindeki malzemeden konursa iyi olur. Doktorunuz özel bir şampuan önermediyse köpek şampuanını bir kasede bir-kaç misli su ile çoğaltın. Bir sünger parçası alın. Su ile dilüe ettiğiniz şampuanı emdirip köpeğinizin üzerine sürün. Şampuanı direk dökmeyin ve kesinlikle insan için üretilen şampuan ve sabunları kullanmayın. Köpek şampuanları insan şampaunları gibi üretilmediğinden çok köpürmesini beklemeyin. Kulağına su kaçırmamaya ve gözüne şampuan gelmemesine dikkat edin. Bunun için kulağına vazelinli pamuk koyun. Çünkü kaçan su kulakta kronik (uzun süreli) otitis externa dediğimiz dış kulak yolu enfeksiyonuna sebep olabilir. Durulamayı bol ılık suyla çok iyi bir şekilde yapın. Eğer çok kirli ise aynı işlemi ikinci kez tekrar uygulayabilirsiniz. Sonrasında onu önce bir havlu ile silin ve fön makinesinin ılık ayarıyla iyice kurutun. Köpeklerin derileri zor kuruduğundan hava akımından uzakta bir yerde tutun ve mümkünse o gün (en azından 4-6 saat) dışarı çıkarmayın. Kendiniz rahat yıkayamıyorsanız köpek kuaförlerinde de yıkatabilirsiniz. Ancak herhangi bir nedenle farklı bir şampuan kullanması gerekiyorsa kuaföre giderken köpeğinizin şampuanını da beraberinizde götürmelisiniz.

Yavru Köpekde Diş Değişimi
Yavru köpekler 3,5 aylıktan 8. aylığa (genellikle 6. aya) kadar süt dişlerini dökerler. Yerine hayat boyu kalıcı olan ana dişler çıkar. Dökülen dişleri zaman-zaman yerlere düşmüş olarak görebilirsiniz. Çoğu zaman da yemek yerken kendileri yutarlar. Bu dönemde diş kaşıntısı çok fazla olduğu için bulduğu her şeyi kemirecektir. Siz kendisine zarar vermemesi için potansiyel olarak kemirebileceği her eşyayı, sanki evde emekleyen bir çocuk varmış gibi düşünüp ortadan kaldırmalısınız.
Bu dönemde onun kemirmesi için hazır ürünler verebilirsiniz. Kalın halat şeklinde, düğümlenmiş, uçları püsküllü olan diş ve oyun ipleri, naturel malzemelerin işlemden geçirilmesiyle elde edilmiş yapma kemikler kullanabilirsiniz.
Sanılanın aksine köpeklerde diş bakımı da gereklidir. Yani onların da dişlerinin fırçalanmasına ihtiyaç vardır. Normalde tartar oluşumu 1,5 yaşından sonra başlar. Fakat daha yavruyken, fırçalamaya alıştırmak gerekir. Bu işleme en küçüklerinden çocuk diş fırçası veya köpekler için hazır satılanlardan temin ederek başlayabilirsiniz. Öncelikle diş fırçasını ıslatarak alıştırıp sonra da köpek diş macunu ile devam edebilirsiniz. Fırçalama aynı bizde olduğu gibi yukarı-aşağı ve daha az olarak ta sağa-sola doğru olmalıdır.
Tabiki köpeklerin dişleri sadece fırçalanarak temizlenemez. Bunun için yukarıda diş kaşıntısı dolayısıyla kullandığınız yardımcı malzemeler ve yöntemlere ilave olarak özel olarak tartar temizliği için üretilmiş mamaları da verebilirsiniz.
Sayfa: [1]
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM